Kasas Suresine Dön

Kasasالقصص

7. Ayet

7Kasas Suresi

وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّ مُوسٰٓى اَنْ اَرْضِع۪يهِۚ فَاِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَاَلْق۪يهِ فِي الْيَمِّ وَلَا تَخَاف۪ي وَلَا تَحْزَن۪يۚ اِنَّا رَٓادُّوهُ اِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ

Mûsâ’nın annesine, “Onu emzir. Onun için (Firavun ve askerlerinden dolayı) korkarsan onu denize bırak. Korkma, üzülme! Şüphesiz ki biz, onu sana geri döndürecek ve onu gönderilmiş resûllerden kılacağız!” diye vahyettik.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

7. “Mûsâ'nın annesine: “Çocuğu emzir, başına gelecekten korktuğun zaman onu suya bırak; korkma, üzülme; Biz şüphesiz onu sana döndüreceğiz ve peygamber yapacağız" diye bildirmiştik.” Mûsâ dünyaya geliyor. Rabbimizin haberini okuduğu şahsiyet küçücük bir çocuk olarak varlık sahnesinde yerini aldı. Firavunun korkulu rüyası gerçekleşti. Halbuki Firavun O çocuk gelmesin diye, o çocuk doğmasın diye ölüm yasası çıkartmıştı. İsrâil oğullarının doğan bütün erkek çocuklarını öldürtüyordu. Hesabına göre doğar doğmaz Mûsâ öldürülecekti. Mutlaka Mûsâ bunlardan birisidir diye binlerce çocuğun, binlerce Mûsâ’ların kanına giriyordu. Tarihte hiç görülmemiş büyük bir tedbir alıyordu. Ama Onun tedbiri Allah’ın takdirini değiştirememiş ve işte korktuğu Mûsâ dünyaya gelmişti. Firavun Onu öldüreceğim diye çırpınıyor, ama Rabbimiz de Onu yaşatmaya karar vermişti. Rabbimiz Firavunun tün tedbirlerini, tüm düzenlerini, tuzaklarını boşa çıkarıp işte Firavunu yerin dibine geçirecek ve İsrâil oğullarını, mustaz’afları egemen kılacak çocuk dünyaya gelmişti. Mûsâ’nın annesi Firavunun zulmünden tedirgin, korku içinde. Ne yapacağını bil-miyor. Biraz sonra Firavunun cellatları gelecek ve Mûsâ’sını elinden alıp gözleri önünde öldürecekler. Anında Firavunun ölüm yasası uygulanacak. Mûsâ’nın annesi böyle bir müthiş bir korku içinde kıvranırken Biz ona vahy ettik buyuruyor Rabbimiz. Sakın korkma, sakın üzülme, rahat bir şekilde çocuğunu emzir. Durumundan korktuğun, gelmelerinden, bulmalarından endişelendiğin zaman da hemen Onu denize, onu suya, yâni Nil nehrine bırak. Bunu yaparken de sakın mahzun olma, kederlenip üzülme. Kesinlikle bilesin ki Biz Onu sana tekrar iade edeceğiz. Çocuğunu tekrar sana döndüreceğiz. Hiç korkma Onun başına hiçbir şey gelmeyecek. Ve yine bilesin ki biz Onu elçilerimizden kılacağız. Onu peygamber yapacağız buyurur Rabbimiz. Evet Firavun ve adamları müslümanların bulunduğu, İsrâil oğullarının yaşadığı gecekondularda çocuk arıyorlar. Gece yarısı evleri yokluyorlar köle mahallelerinde. Buldukları yerde, gördükleri anda öl-dürecekler müslümanların çocuklarını. Onların ayak seslerini duyan Mûsâ’nın annesi büyük bir korku içinde. İşte Rabbimiz yüreği korkudan parça parça olmuş kadıncağıza vahy ediyor. Firavun oğullarının tükürüklerini bile lâyık görmedikleri köle bir toplumun üyelerinden köle bir kadına vahy ediyor Rabbimiz. Bu ne büyük bir şeref değil mi? Mûsâ’nın annesi Allah vahyiyle şereflendiriliyor. Rabbimiz buyuruyor ki, korkma, üzülme. Eğer Onun öldürüleceğini hissedersen, gelmelerinden, bulmalarından endişelenirsen hemen Onu bir sandığın içine koy ve Nil’e bırakıver. Kesinlikle Onun başına hiçbir şey gelmeyecek. O Bizim korumamız altındadır ve O Bizim elçilerimizden olacaktır. Anne aynen Rabbimizin buyurduğu gibi yaptı. Hemen Onu bir sandığın içine koydu ve Nil’e bıraktı. Mûsâ suların üzerinde gidiyordu ve Rabbimizin iradesi, Rabbimizin koruması Onun üzerindeydi. Her şeye gücü yeten, her şeye hâkim olan Rabbimiz Onu Firavunun sarayına doğru yönlendirdi. O anda yine her şeyi yönlendiren Rabbimiz Firavunun hanımını ve nedimelerini de o tarafa doğru yönlendirdi. On-lar sarayın Nil’e bakan kısmında bir gezintiye çıkmışlardı. Ve Rabbi-mizin takdiriyle çocuk onlara doğru geliyordu. Ve suda gelen sandığı gördüler.