80. “Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise: “Size yazıklar olsun; Allah'ın mükafatı, inanıp yararlı iş işleyenler için daha iyidir. Ona da ancak sabredenler kavuşabilir" demişlerdi.” Ama bakın beri tarafta dünyaya müslümanca bakanlar, dünyayı müslümanca değerlendirenler, Allah’ın değer yargılarını bilenler de onlara şöyle diyordu: Yazıklar olsun siz! Yuh olsun size! Allah katında olanlar, inanıp hayırlı ameller işleyenler için daha hayırlıdır dediler. Yâni sizler bu Karun’un elindekilere imrendiniz ha! Bu zenginlerin hayatlarına imrenip de vazifelerinizi terk ettiniz ha! Halbuki Allah katında olanlar bunların ellerinde olanlardan çok daha hayırlıdır. Allah’ın cennette mü’min kulları için hazırladığı gözlerin görmediği, kulakların duymadığı nimetler bunların elinde olanlardan çok daha üstün, çok daha kalıcıdır. Ama şurası da muhakkak ki ona da ancak sabredenler ulaşabilir. Dünyada Allah’ın kendilerine takdir ettiği aza sabrederek dâvâsından vaz geçmeyen, zenginlerin elindekine imrenip de cephesini terk etmeyen, görevinden kaçmayan, sabırla Allah’ın dinine hizmet edenler ulaşabilirler diyorlardı. İşte dünyaya müslümanca bakış da budur. Dünyayı müslümanca değerlendiriş de budur.