Kasas Suresine Dön

Kasasالقصص

8. Ayet

8Kasas Suresi

فَالْتَقَطَهُٓ اٰلُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوًّا وَحَزَنًاۜ اِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا خَاطِـ۪ٔينَ

Firavun ve ailesi, (ileride) kendilerine düşmanlık edip üzüntü sebebi olacak (bebeği) aldılar/sahiplendiler. Şüphesiz ki Firavun, Haman ve ikisinin askerleri hatalıydılar.

Dipnot

Firavunlaşan şahıs ve sistemler ile onlara yardımcı olan, onları meşrulaştıran ve devamlarını sağlayanlar arasında Allah’ın (cc) nezdinde bir fark yoktur. Bu nedenle Allah (cc) hatayı yalnızca Firavun’a değil, komutan ve vezirlere, zayıf bırakılarak köleleştirilmiş ve ordu hâline getirilmiş sıradan askerlere, yani onun yanında yer alanların tamamına nispet etmiştir. Onları hep beraber helak etmiş (28/Kasas, 40-42), tümünü lanetli kılmıştır. (11/Hûd, 97-99).

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

8. “Firavunun adamları onu almışlardı. Firavun, Hâmân ve askerleri, suçlu olduklarından; O, onlara düşman ve başlarına da dert olacaktı.” Firavun ailesi Onu, Mûsâ’yı bir lukata olarak, yitik bir emtia ola-rak buldular. Ve artık Mûsâ Firavunun sarayındaydı. Rabbimiz diyor ki, Firavun, Hâmân ve yardakçıları, hempaları suçlu oldukları için, zalim oldukları için Mûsâ kendilerine bir düşman ve başlarına bir dert olacaktı. Kendileri için bir düşman, bir hüzün, bir keder kaynağı olsun diye Mûsâ’yı onların yanına, saraya gönderdik diyor Rabbimiz. Çünkü Firavun, Hâmân ve askerleri büyük bir zulüm ve yanılgı içindelerdi. Alçaklar ne yaptıklarını bilmiyorlardı. Allah konusunda, müslümanlar konusunda yanlış bir hesabın içine girmişlerdi. Allah’la savaşımlarında, müslümanlarla savaşımlarında yanlış bir hesabın içindeydiler. Allah’la baş edebileceklerini zannediyorlardı. Müslümanların kökünü kazıyabileceklerini hesap ediyorlardı. İşte böyle bir yanılgıyla karşı karşıyalar. Adına binlerce çocuğun kanına girdikleri, gelmesin diye, doğmasın diye tedbirler aldıkları çocuk şu anda kucaklarındaydı. İşte şu anda öldürmek istedikleri Mûsâ saraylarındaydı. Her konuda hâkim güç Allah’tı. Yeryüzünü idare eden onlar değil Allah’tı. Egemenlik onlarda değil Allah’taydı. Bakın Firavunun karısı dedi ki: