2- Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Düşmanların ve tuzak kuranların tam tersine bol, bereketli, iyilik ve hayır kaynağı pekiştirildikten sonra Hz. Peygamber; şükür nimetine karşılık başta gelen görevine yöneltilmektedir. Bu da ibadette ve yönelişte sadece kendini Allah'a adamak ve samimi bir şekilde O'na yönelmektir. Namaz da ve kurban kesme de Allah'a samimiyetle yönelmektir. "Öyle ise Rabbin için namaz kıl ve kurban kes." Kafanı müşriklerin şirkine takma, onların ibadetlerine kapılma. Kurbanlarını keserken Allah'tan başkasının adını anma. Hayvanları keserken yalnız Allah'ın adının anılmasına, Allah'tan başkası adına kesilenlerin ve yalnız Allah adının anılmadığı hayvanların etlerinin haram olduğunun ifade edilmesi, bu dinin hayatın tamamını şirkin etkilerinden ve tortularından arındırılmasına verdiği önemi ifade etmektedir. Sırf düşünce ve vicdan arındırmakla yetinmediğini göstermektedir. Çünkü bu din bütün ilkeleri, amaçları ile ve bütün uzantılarıyla birlik dinidir. Aynı zamanda bu din yalın, açık ve saf tevhid dinidir. Bu nedenle her yerde gizli-açık her tür şirki ortadan kaldırmaya çalışır. Vicdana yerleşen, ibadetlerde ortaya çıkan ve hayatın geleneklerine sızan her çeşidini en ince noktasına varıncaya kadar tesbit eder ve onu sert bir biçimde koparıp atar. Çünkü hayat gizli-açık yönleri ile bir bütündür. islam da hayatı parçalanmayan bir bütün olarak ele Alır ve şirkin tüm şaibelerinden arındırır onu. Açık, net ve yalın bir biçimde Allah'a yöneltir. Nitekim bu anlayışı ibadet şekillerinde veya hayatın geleneklerinde kurban kesme meselesinde ve diğer konularda görüyoruz.