Kıyâmet Suresine Dön

Kıyâmetالقيامة

7. Ayet

7Kıyâmet Suresi

فَاِذَا بَرِقَ الْبَصَرُۙ

Göz kamaştığı zaman,

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

7-10. “Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman işte o gün insan: “Kaçacak yer nerede?” der. Göz kamaştığı zaman. Göz şimşek çaktığı zaman. Gözün ö-nünde şimşek çakınca belerip kaldığı, fal taşı gibi açıldığı zaman. “Beriga” gözün petlemesi, göz çukurundan fırlayıp çıkacak duruma gelmesi anlamına gelmektedir. Ölüm esnasında gözlerin böyle fal taşı gibi açılarak belerip kalması anlatılıyor. İnkâr ettiği, reddettiği, gelmez dediği ölüm pençesini insana attığı zaman işte böyle gözler yerinden fırlayacak, belerip kalacak, donup kalacaktır. Bu iş insan ölürken gerçekleşecektir. Veya kıyamet kopunca, kıyamet esnasında olacaktır bu. Reddettiği, yok saydığı, ummadığı, beklemediği kıyametin kopuşu karşısında kâfirlerin gözleri şimşek çakacak veya çakan bir şimşek karşısında kamaşıp kalması gibi olacak. Reddettiği gerçekle karşı karşıya gelince insan bu hale gelecektir. Gerçi bunun ikisi de kıyamettir. Birisi bireysel kıyamet, ötekisi de evrensel, yani kevnî kıyamettir. İmam Taberî’nin rivâyetine göre ölüm için de kıyamet ifadesi kullanılmaktadır. “Kıyametü külli nefsin mevtiha” denilmiştir. Yani herkesin kıyameti onun ölümü demektir. Bir kişi öldü mü, artık onun kıyameti kopmuş demektir. Değilse, “Babam, dedemin babasının babası kıyamet mi gördü? Ben bakalım kıyameti görecek miyim?” demenin anlamı yoktur. Buna göre herkesin, her insanın ölümü onun kıyameti demektir. Evvelki gün dedelerimizin kıyameti koptu, dün babalarımızın kıyameti gerçekleşti, bilelim ki yarın da bizim kıyametimiz kopacaktır. Demek ki bu küçük kıyametin kopuşu anında, yani ölüm anında da böyle gözler belerip kalacak, fal taşı gibi açılacak, ne yapacağını bilemez hale gelecektir. İşte kâfir, kıyamet günü yalanladığı şeyleri gözünün önünde gördükçe gözleri çakmak, çakmak açılacaktır. Gözler böyle çakmak, çakmak olduğu zaman. Başka? Bir de ay tutulduğu zaman. Ay özelliğini kaybettiği, ışığını kaybedip karardığı zaman. Ay yok olduğu zaman ve de ayla güneş cem edildiği, birleştiği zaman. Demek ki ay da, güneş de özelliğini kaybedip bir araya gelecek, cem olacaklar. Peki güneşle ay nasıl birleşir? Nasıl bir araya gelecek bunlar? Bunu iki şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz: Birincisi ay yok olmuş, güneş de yok olmuştur. Ayın da defteri dürülmüş, güneşin de. Bunun mânâsı, ayla güneş yoklukta, yok oluşta bir araya geldiğinde demektir. Yani ay hasefe olmuş, yok olmuş, güneş de onun arkasından yokluğa gittiğinde, o da aynı sona gittiğinde demektir. Ay yok olmaya gitti, güneş de onun arkasından yok olmaya gittiğinde, ikisi de yoklukta, yok oluşta birleştiler anlamına gelecektir. Bunun bir ikinci manası da şöyledir: Rabbimiz, Kur’an’ın başka bir yerinde, “Göklerle yer bitişikti de, Biz onları ayırdık” buyurur. Güneş ve ay, sema ve arz bitişikti de, Biz onu ayırdık, işte gün belki tüm bunları birleştiriverecek, önceki haline getiriverecek Allah. İşte bütün bunlar olmaya başlayınca: Şu kıyameti yalan sayan insan var ya, o gün diyecek ki, “Kaçış nereye? Ya da kaçma yeri neresi? Kaçış nereye? Nereye kaçmalı acaba? Nereye kaçıp sığınsam acaba?” Kaçıp kurtulacak bir yer arayacak. Sığınacak bir delik, bir mekân arayacak.