Lokmân Suresine Dön

Lokmânلقمان

10. Ayet

10Lokmân Suresi

خَلَقَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۜ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ

Gökleri direksiz yaratmıştır. Siz onu görmektesiniz. Yeryüzü sizi sarsmasın diye (oraya dağlardan) kazıklar çakmış ve orada her canlıdan yaymıştır. Biz, gökten su indirmiş ve orada her güzel bitkiden çifter çifter yaratmışızdır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

10. “Allah gökleri gördüğünüz gibi direksiz yaratmış, sizi sallar diye yeryüzüne sabit dağlar koymuş; orada her türlü canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip orada her hoş çiftten yetiştirmişizdir.” O Allah gördüğünüz gibi gökleri direksiz yarattı. Bakın gökyüzüne, ne direği var ne de bir bağlantısı. Evet sizler de görüyorsunuz ki Allah semayı direksiz, payandasız, desteksiz yaratmış ve öylece tutmaktadır. Gökyüzü ve onda bulunan gök cisimleri ay, güneş, yıldızlar hiçbir direği, hiçbir dayanağı, hiçbir payandası olmadan duruyor. Görünürde onları tutan hiçbir şey yok. Sadece Allah’ın kuvvet ve kudreti var. İşte siz bunu gözlerinizle görüyorsunuz. Veya bir başka mânâsıyla gökyüzü sizin görebildiğiniz hiçbir direk olmadan yaratılmış, yükseltilmiş ve tutulmaktadır. Yâni aslında semadaki gök cisimlerini orada tutan cazibe denen bir kısım direkler vardır, ama siz onları görmüyorsunuz. Düşünebiliyor musunuz? Dünyamızdan milyarlarca daha büyük fiziki kütleye sahip olan şu güneşi, ayı, yıldızları, şu galaksileri, nebülözleri, bildiğimiz bilmediğimiz şu gök cisimlerini orada tutmak kolay değildir. Ama mutlak güç ve kudret sahibi Rabbimiz için hiç de zor değildir bu. Mahiyetini anlayamasak ta Rabbimiz tutuyor onları orada. Onları ve bizi hikmet ve kudretiyle konumlarımızda tutan Allah’tır. İmtihan döneminin sona erip de kıyametin kopup, hesap kitap döneminin başlayacağı ana kadar da Rabbimiz onları yerli yerinde tutmaya devam edecek. Hak olan kitabımızın başka âyetlerinden öğreniyoruz ki kâinât imtihan konumundan hesap konumuna geçme komutunu alır almaz Rabbimiz şu andaki tutuşunu bırakıverecek. Her şeyin zimamını, gemini salıverecek ve işte o zaman güneşin defteri dürülecek, yıldızlar yerlerinden sökülüp sağa sola düşmeye, her şey birbirine vurmaya, her şey birbirine çarpmaya başlayacak. Evet şu anda ö gökleri, göktekileri yerli yerinde tutan Allah’tır. Buna güç yetiren O’dur. Çünkü varlığın sahibi O’dur. Gökleri ve yeri emriyle tutması Allah’ın âyetlerindendir. Yeryüzünde de dağları atıverdi, dağları serpiştiriverdi, dağları var ediverdi ki siz o yeryüzünde sarsılmayasınız, dengenizi kaybetmeyesiniz diye. Arz sizi alabora etmesin diye yeryüzünde dağları denge unsuru olarak yaratıyordu Rabbimiz. Ve yeryüzünde yine her türlü canlıyı yaratıp yayıverdi Rabbimiz. Ve bu canlıların, bu varlıkların muhtaç oldukları suyu da gökyüzünden indiriverdi. Ve bu hayat kaynağı olarak indirdiği suyla da orada her faydalı bitkiden çift çift yaratıverdi. Evet indirdiği suyla ölü olan arzı, hiçbir hayat emaresi görülmeyen don bir toprağı canlandıran, harekete geçiren ve orada sizin için faydalı her çeşit bitkiden çift çift bitiren Allah’tır. Düşünmüyor musunuz? Kim yapabilir bunu Allah’tan başka? Kim indirir bu yağmuru ve kim diriltebilir bu ölü ve don toprağı? Kim başlatabilir orada hayatı? Öyleyse bilesiniz ki göklerin ve yerin yaratıcısı, göklerin ve yerin sahibi, dağların mâliki, yağmurun indiricisi ve bitkilerin var edicisi Allah’tır. Tüm varlıkların var edicisi ve onların sahibi, Rabbi, Mâliki Allah’tır ve kulluk ta sadece Onun hakkıdır.