Lokmân Suresine Dön

Lokmânلقمان

16. Ayet

16Lokmân Suresi

يَا بُنَيَّ اِنَّهَٓا اِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ ف۪ي صَخْرَةٍ اَوْ فِي السَّمٰوَاتِ اَوْ فِي الْاَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌ

“Canım oğlum! (Yaptığın şey) hardal tanesi ağırlığınca olsa; bir kayanın içinde, göklerde ya da yerin (derinliklerinde) olsa bile Allah (Kıyamet Günü) onu getirir. Çünkü Allah (lütuf ve ihsan sahibi, en küçük şeylere ilmiyle nüfuz edip haberdar olan) Latîf ve (her şeyden haberdar olan) Habîr’dir.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

16. “Lokman: “Ey Oğulcuğum! İşlediğin şey, bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu getirip meydana kor. Doğrusu Allah Latiftir, haberdardır.” Ey oğlum, ey oğulcağızım, işlediğin bir amel, yaptığın bir iş bir hardal tanesi kadar bile olsa, yaptığın o iş bir kayalığın içinde bile olsa, yahut göklerde ve yerde de olsa, en gizli, en mahrem bir ortamda da işlemiş olsan bilesin ki Allah mutlak sûrette onu getirecek ve değerlendirmeye alacaktır. Evet ey oğlum, yaşadığın bu dünya hayatında yaptığın iyiliklerin ve kötülüklerin hardal tanesi kadar bile olsa, bunlar kayalıkların arasında gizlenmiş de olsa, göklerde ve yerde de olsa, kimsenin muttali olmadığı bir tenhada da olsa, gecede veya gündüzde işlenmiş de olsa kesinlikle bilesin ki Allah onları getirecek ve senin mizanına koyacak, değerlendirmeye tabi tutacaktır. Rabbimiz Zilzâl sûresinde de: Kim zerre kadar bir hayır işlemişse onu görecek, kim de zerre miktarı bir şer işlemişse onun karşılığını görecektir buyuruyordu. Öyleyse hiç bir iyiliği, hiçbir hayrı küçüktür diyerek göz ardı etmemeliyiz. Büyük küçük her iyiliği işleyerek Allah’ın huzuruna iyiliksiz çıkmamaya çalışmalıyız. Yine kötülükleri, günâhları küçük görerek onları işlemekten yana, Allah’ın huzuruna kötülüklerle varmadan yana olmamalıyız. Yâni ne bunlar küçüktür, değersizdir diye iyilikleri terk etmeden yana, ne de bunlar küçüktür diye günâhları işlemeden yana bir tavır alalım. İyilikleri ve kötülükleri onların büyüklüğüne küçüklüğüne göre değil onların kim adına ve kime karşı işlendiğine bakalım, öylece tavır alalım. Bir beşer oluşumuz hasebiyle elbette bazen bazı kötülüklerden uzaklaşmamız mümkün olmuyor. Ama unutmayalım ki bizi bizden daha iyi tanıyan Rabbimiz kötülüklerin arkasından tevbeyi, dönüşü, istiğfarı, yalvarıp yakarmayı göstermiştir bize. Yâni bilelim ki düştükten sonra tekrar doğrulma ve Allah’a dönüş imkânına sahip kılmıştır Rabbimiz bizi. Biz iyiliklerle, salih amellerle Rabbimize kulluk yolunda olduğumuz sürece ufak tefek kusurlarımızı, falsolarımızı affettiğini müjdeliyor Rabbimiz elhamdülillah. Bilelim ki Allah Latîf ve Habîr’dir. Rabbimiz herkese, her varlığa karşı lütuf sahibi ve herkesin, her varlığın iç dünyasına kadar bilen ve haberdar olandır. Varlıkların en ince noktalarına kadar, kalplerinin içine kadar nüfuz eder. Yerin derinliklerine kadar, göğün zirvelerine kadar her yere ve her şeye nüfuz eder. Yâni Allah her şeyden haberdardır. O’nun bilgisinin dışında bir yaprak bile düşmez, bir damla bile inmez. Allah her şeyden haberdardır, Onun bilmediği, gözetlemediği hiçbir şey yoktur.