21. “Onlara, “Allah'ın indirdiğine uyun” denince: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” derler. Ya şeytan, babalarını alevli ateşin azabına çağırmışsa.” Evet onlara dense ki haydi Allah’ın dinine, Allah’ın kitabına, Allah’ın indirdiğine tabi olun. Derler ki biz bilâkis atalarımızı neyin üzerinde bulmuşsak ona tabi olur, ona uyarız. Atalarımızın dini, atalarımızın yolu neyse biz ancak ona tabi oluruz derler. Evet işte bilmedikleri halde konuşanların durumları budur. Onların bu tavırlarına karşılık, bu kör taklitlerine karşılık Rabbimiz buyurur ki: Ya şeytan onları cehenneme çağırıyorsa? Yâni şeytan onları böyle düşünerek, böyle yaparak cehennem ateşine çağırıyorsa da mı onlar babalarının yoluna gidecekler? Kitabımızın başka âyetlerinde şöyle de denir: Yâni o bilgisizce yoluna gittikleri ataları yanlış yoldalar ise de mi onların yolunu takip edecekler? Yâni geçmişten bize intikal etmiş bir anlayış olabilir. Atalarımızdan gelen bir din, bir hayat programı olabilir. Ama bir de Allah’ın kitabının, bu kitabının pratik örneği Rasulullah efendimizin ortaya koyduğu bir din vardır. Bu durumda bize düşen başkalarını bir kenara bırakıp Allah’ın kitabına ve Resûlünün sünnetine itaat etmektir. Kitabın ve sünnetin ortaya koyduğu bir dine karşı, bir düşünceye, bir amele karşı, bir hayat anlayışına, bir değer yargısına karşı asla atalarımızın anlayışını öne sürmeyeceğiz. Kitabın ve peygamberin ortaya koyduğu bir gerçek karşısında biz atalarımızdan böyle gördük, biz onların yoluna uyarız demek Allah korusun şeytanın saptırdığı bir yola girmek demektir. Unutmayalım ki Şeytanın ayarttığı insanları ancak cehennem ateşine, kendi ebedî azap mahalline götürür. Şeytanın dâvetiyesine icabet edenlerin gideceği yer cehennemden başka bir yer değildir. Evet bu adamların Allah’ın dinini bırakıp ta atalarımız diye yollarına düştükleri kimseler de tamamen kendi hevâ ve heveslerine uygun olan atalarıdır. Yâni niye Adem (a.s) değil de ataları? Niye Nuh (a.s), niye İbrahim (a.s), Niye Muhammed (a.s) değil de başkaları? Onlar ata değil mi? Niye onların yoluna tabi olmuyorlar da kendileri gibi atalar arıyorlar kendilerine? Sapıklık istiyorlar da ondan. Veya işte şu andaki babalar var ya. Kurtar baba, mafya baba, hukuk balaları, ekonomi babaları, para babaları, siyaset babaları, tevbe babaları, himmet babaları. Kitap ve sünnete karşı bu babalarını öne sürüyorlar, biz ancak onları dinleriz diyorlar. Bu işi en iyi onlar bilir diyorlar. Evet dini kendisine göre şekillendirmeyi düşünen insanlar kendilerine göre böyle deliller de bulabiliyorlar. İşte bunlar kaybetmişlerdir. Peki kazananlar kimlerdir?