9,10. “Allah, inananlara ve yararlı işler işleyenlere mağfiret ve büyük ecir olduğunu vaâdetmiştir. İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemliklerdir.” Allah böylece îman eden ve îman kaynaklı bir hayat yaşayanlara vaâdetti. İman edip îmanlarıyla hayatlarını düzenlemesi kavgası verenlere, îman edip îmanlarını hayatlarında görüntülemek üzere sa-lih ameller işleyenlere, îmanlarının gereğini yerine getirenlere Allah vaâdetti. Ne vaâdetti Rabbimiz onlara. Bir bağışlanma, bir örtme vaa-detti onlara. Kusurlarını bağışlamayı, geçmişlerini sıfırlamayı, hayat problemlerini çözüme kavuşturmayı, sıkıntılarını gidermeyi ve de âhi-rette büyük bir ödüle kavuşmayı vaâdetti. Kim ki Allah’ın istediği gibi îman eder, kim ki bu îmanını salih amellerle pratiğe dökerse, îman kaynaklı bir hayat yaşarsa, hayatını bu îmanıyla düzenleme kavgası içine girerse Allah onlara bir mağfiret, bir bağış, bir merhamet ve büyük bir ücret vaâdetmiştir. Allah’ın vadi her zaman haktır. O günkü Müslümanlar için de günümüz Müslümanları için de Rabbimizin va’di haktır. Kıyamete kadar böyle olan Müslümanlara va’dini gerçekleş-tirecek olan Allah’tır. Hüküm O’nundur, yetki O’nundur, irade O’nun-dur. Ama küfredenlere, Allah’ı örtenlere, Allah’ı gündemlerinden düşürerek, Allah’ın âyetlerini örterek, fıtratlarını örterek bir hayat ya-şayanlara, Allah’ın âyetlerini yalanlayanlara, Allah’ın âyetlerinin işle-vini bitirenlere, o âyetleri yok farz edenlere gelince şüphesiz ki onlar da ateşin sohbetçisidirler, cehennemin müşterisidirler.