Mâide Suresine Dön

Mâideالمائدة

112. Ayet

112Mâide Suresi

اِذْ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ هَلْ يَسْتَط۪يعُ رَبُّكَ اَنْ يُنَزِّلَ عَلَيْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِۜ قَالَ اتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Hani havârîler, “Ey Meryem oğlu Îsâ! Sen, Rabbinden bizim için gökten sofra indirmesini isteyebilir misin?” demişlerdi. (Îsâ,) “Şayet müminseniz Allah’tan korkup sakının.” demişti.

Dipnot

Ayet-i kerimede iki farklı kıraat vardır.

Birincisi: Genelin okuyuşu olan “هل يَسْتَطِيعُ رَبُّكَ ” kıraatidir. “Rabbin sofra indirmeye güç yetirebilir mi?” anlamındadır.

İkincisi: İmam Kisai’nin (rh) kıraati olan “هل تَسْتَطِيعُ رَبَّكَ ” okuyuşudur. Bu kıraat Allah Resûlü’nden de (sav) aktarılmıştır. (Hakim, Müstedrek, 2935; Tirmizi, 2930) Bizim de meal verirken esas aldığımız kıraattir. Bazıları birinci okuyuşa dayanarak Havarilerin Allah’ın (cc) kudretinden şüphe ettiğini iddia etmişlerdir. Oysa, Allah’ın (cc) kendilerine ilham ettiği (5/Mâide, 111), İsa’nın (as) çağrısına icabet eden (3/Âl-i İmran, 52-53) bu seçkin kulların Allah’ın (cc) kudretinden şüphe etmesi söz konusu olamaz.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

112. “Havariler, “Ey Meryem oğlu Îsâ! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi de, “İnanıyorsanız Allah'tan sakının” demişti.” Havariler demişlerdi ki; “Ey Meryem oğlu Îsâ, Rabbin bize gök­ten bir sofra indirebilir mi?” Bu ifadeyi; “Rabbin buna güç yetirebilir mi?” şeklinde anlayabileceğimiz gibi, “acaba Rabbin böyle bir şeye razı olur mu?” Veya “Rabbin böyle bir şeyi murad buyurur mu?” şek­linde de anlayabileceğiz. Ya da “Ey Îsâ, nasıl olur? Böyle bir şey uy­gun mu? Sen böyle bir şeyi Rabbinden isteyebilir misin? Senin böyle bir şeye yetkin var mı? Gücün yeter mi buna?” şeklinde de olabilir. Tabii bu anlayışları şunun için demeye çalıştım. Yâni işte yukarıda anlattı Rabbimiz bu Havarilerin îmanlarını ve teslimiyetlerini. Allah hakkında acaba Rabbinin böyle bir şeye gücü yeter mi? Şeklinde bir ifadeyi kullanmaları hoş düşmeyecek gibi geldi bana. Tabii kimileri bu olayın onların henüz îmanlarının tam oturak­laşmadığı bir dönemde olduğunu söylemişler. Veya onların içinden kimi cahillerin bunu söylediklerini iddia edenler olmuş. Onların bu istekle­rine karşılık Îsâ (a.s) da buyurdu ki eğer îman ediyorsanız Allah’a karşı saygılı olun. Allah’a karşı konumuzun farkında olun, haddinizi bi­lin. Demek ki bu talep meşru değil. Ve dikkat ederseniz böyle bir tale­bin yerine getirilip getirilmeyeceği konusunda tek kelime bile söz edil­mezken, sadece talebin meşru olmadığı vurgulanıp iş bitiriliyor.