Mâide Suresine Dön

Mâideالمائدة

115. Ayet

115Mâide Suresi

قَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مُنَزِّلُهَا عَلَيْكُمْۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بَعْدُ مِنْكُمْ فَاِنّ۪ٓي اُعَذِّبُهُ عَذَابًا لَٓا اُعَذِّبُهُٓ اَحَدًا مِنَ الْعَالَم۪ينَ۟

Allah demişti ki: “Şüphesiz ki size (sofrayı) indireceğim. Bundan sonra sizden her kim küfre saparsa âlemlerden hiç kimseye azap etmediğim şekilde ona azap ederim.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

114. “Meryem oğlu Îsâ, “Allah'ım! Rabbimiz! Bize ve biz­den sonra geleceklere bayram ve senden bir delil olarak gökten bir sofra indir, bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın"dedi. Allah, “Ben onu size indireceğim; bundan sonra kim inkâr ederse, dünyalarda kimseye azap etmeyeceğim şekilde ona azap edeceğim” dedi.” Îsâ (a.s) dedi ki, ey Rabbimiz, bize gökten bir sofra indir ki o bize ve bizden sonra gelenlere bir sevinç, bir bayram, bir ferah günü olsun. Bir işaret olsun. Senin ve elçinin doğruluğuna, hak oluşuna bir delil, bir hüccet olsun. Ey Rabbimiz bize rızık ver. Şüphesiz rızık ve­renlerin en hayırlısısın diye dua etti. Bunun üzerine Rabbimiz şöyle buyurdu: Ben onu size indiririm. Ben zaten onu size hep indiriyorum. Şu anda tatlısıyla, tuzlusuyla, ekşisiyle, yağlısıyla yiyip içtiklerinizin tamamı Bendendir. İşte şu anda yediğiniz önünüzde yemediğiniz ar­kanızda Benim soframın, Benim nîmetlerimin içinde yüzüyorsunuz. Öyle değil mi? Şu önümüzdeki sofralar kimden? Şu meyveler, şu seb-zeler, şu sütler, etler Allah’tan değil mi? Allah vermiyor da kim veriyor bunları? Ama aslında insan eşyanın normal durumunu mûcize olarak göremez de anormal durumunu mûcize olarak görüyorlar. Me­selâ yeryüzü sallanıp deprem olunca olağanüstü oluyor da yerin bizi düşürmeden üzerinde tutuşu mûcize olmuyor. Güneşin tutulması ola­ğanüstü oluyor da varlığı olağanüstü olmuyor. Elma ağacının elma vermesi mûcize olmuyor da gökten bir elmanın düşmesi mûcize olu­yor. Hurmanın bizzat kendisinin varlığı, Allah tarafından en güzel bir biçimde yatarılmış olması mucize olmuyor da, onun üzerinde lafzatul-lahın yazılı oluşu mucize oluyor. Veya balın Rabbimizin emriyle arılar tarafından meydana getirilişi mucize olmuyor da, onun peteğinin üzerinde kelime-i tevhidin yazılmış oluşu mucize oluyor. Garip bir şey. İnsanlar böyle şeylerin peşine düşüyorlar da Allah’ın kendileri için yarattığı, indirdiği nimetlerini görmüyorlar, görmezden geliyorlar. Kendi yaptıkları bilgisayar aletini hamd ettikleri, gündeme getirdikleri kadar Allah’ın akıl âyetini gündeme getirmiyorlar. Evet, Rabbimiz buyuruyor ki, ben onu size indireceğim, ama be­nim böyle görsel bir âyetime şahit olduktan sonra, gözlerinizle bunu müşahede ettikten sonra kim inkâr ederse, kim bunu örtecek, örtbas edecek olursa, kim bu nîmete karşı nankörlük yapacak olursa kesin­likle bilesiniz ki ona yeryüzünde hiçbir kimseye yapmadığım şekilde azap edeceğim. Arkadaşlar, işte Allah’tan böyle bir görsel âyet iste­menin, peygamberden böyle bir mûcize istemenin tehlikesi buradadır. Allah’tan âyet isteyecekseniz bunun sorumluluğuna da katlanmak zo­rundasınız. İstediğiniz cinsten bir âyet geldi mi artık fatura da kesilmiş oluyor. Onun içindir ki kitabımızın pek çok yerinde anlatıldığı gibi Al­lah’ın elçileri toplumlarını bu tür âyetler istemekten menetmişler ve uyarılarda bulunmuşlardır. Pekiyi acaba sonuç ne oldu? Gerçekten gökten bir sofra indi­rildi mi onlara? Arkadaşlar Kur’an bu konuda susmuştur. Tirmizi’de gökten kendilerine et ve ekmekle donatılmış bir sofra indirildiğine dair bir hadis görmüşsem de bu konuda sıhhatli bir bilgim yok. Gönderil­miş de olabilir, Rabbimizin az önceki uyarısından sonra Havariler bu isteklerinden vazgeçmişler de olabilir.