19. “Ey Kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiğinde, "Bize müjdeci ve uyarıcı gelmedi" dersiniz diye, size açıkça anlatacak peygamberimiz geldi. Şüphesiz O, size müjdeci ve uyarıcı olarak gelmiştir. Allah her şeye Kâdirdir.” Ey kitap ehli, peygamberlerin arasının kesildiği, peygambersiz geçen uzun bir fetret döneminden sonra biz bir müjdeci ve uyarıcı gelmedi diye şikâyet bulunmayasınız diye size dinin hükümlerini açıklamak üzere elçimiz geldi. Daha önce içinizden uyarıcılar ve müjdeleyiciler seçerek rahmeti gereği size kendi bilgisinden aktaran, sizi yolsuz yordamsız, çözümsüz bırakmayan Rabbiniz şimdi de size son elçisini göndermiştir. Artık biz ne yapalım? Nasıl hareket edelim? Neyle amel edelim? Hayatımızı nasıl düzenleyelim? Kime başvuralım? Kitap yok, peygamber yok, örnek yok demenize, mâzeretler ileri sürmenize hakkınız kalmamıştır. İşte uzun bir fetret döneminden sonra elçimiz gelmiştir. Artık bize ne ondan? demeyin. Bu peygamber bizi il-gilendirmez demeyin. Unutmayın ki bu son mesaj evrensel bir mesajdır. Bu son kitap ve peygamber çağlar üstü bir mesajdır. Kur’an tüm insanlığa hitap eden bir mesajdır. Muhammed (a.s) tüm kıyamete kadar tüm toplumlara elçi olarak gönderilmiştir. Ama siz bilirsiniz. İsterseniz size gelmiş bu elçiyi reddedin. İsterseniz ilgilenmeyin onun getirdiği mesajla. İsterseniz dininizi, hayatınızı sorgulamak, sizi Allah’ın istediği Müslü-manca bir hayata ulaştırmak için gelmiş olan bu kitaba, bu peygambere sırt dönerek kendi hevâ ve hevesleriniz istikâmetinde, atalarınızın bozduğu muharref bir din, muharref bir kitap istikâmetinde bozuk düzen hayatlarınıza devam edin. Ama unutmayın ki Allah kendisine itaat edenleri mükafatlarına boğmaya, isyan edenleri de cezalandırmaya Kâdirdir.