32. “Bunun için İsrâil oğullarına şöyle yazdık: “Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu diriltirse (ölümden kurtarırsa) bütün insanları diriltmiş gibi olur. “Andolsun ki onlara belgelerle peygamberlerimiz geldi, sonra buna rağmen, onların çoğu yeryüzünde taşkınlık edenler oldu.” İşte bundan ötürü Biz İsrâil oğullarına şunu yazdık, şunu farz kıldık: Kim ki bir insanı adam öldürmenin, kan dökmenin, ya da yeryüzünde fesat çıkarmanın dışında başka bir sebeple öldürürse tüm insanlığı öldürmüş gibi olur. Allah katında bir ile binin hiçbir farkı yoktur. Ha bir insanı öldürmüşsünüz, ha tüm insanlığı. Evet bu sebeplerin dışında adam öldürmek, kan dökmek yasaktır. Karşıdaki kişi eğer bir adam öldürmüşse kısas olarak öldürülür. Veya eğer yeryüzünde fesat çıkarmışsa o da öldürülebilir. Yeryüzünde fesat Allah’ın yeryüzünde koyduğu düzeni bozmak, Allah’a, Allah’ın dinine, Allah’ın elçilerine savaş açmak, Allah’ın yeryüzünü, insan hayatını düzenlemek üzere gönderdiği hayat programını reddetmek, İslâm’ın meşru yönetimine karşı gelip savaşmak anlamlarına gelmektedir. İşte bunlar sebebiyle öldürülebilir insan. Ama bunların dışında adam öldürmenin yasaklığını Biz İsrâil oğullarına yazdık diyor Rab-bimiz. Evet, kim bu sebeplerin dışında bir kimseyi öldürürse tüm insanlığı öldürmüş gibi olur. Kim de bir insanı diriltirse, bir hayatı kurtarırsa tüm insanlığı diriltmiş, kurtarmış gibi olur. Çünkü bir insanı haksız yere öldüren kimse dünyada öldürmelere yol açmış, ruhsat çıkarmış olduğu için sanki tüm insanları öldürmüş gibidir. İnsanı öldürmekten çekinen, bu yolu kapayan, insan hayatına hürmet gösteren kimse de tüm insanları diriltmiş gibi olur. İnsanlara vahiy ulaştırarak, din ulaştırarak insanları gerçek hayata, cennete ulaştıranlar da aynen böyledir. Bir kişinin hidâyetine sebep olanlar tüm insanlığı hidâyete ulaştırmış gibi Allah katında sevap kazanır.