33,34. “Allah ve peygamberleriyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa uğraşanların cezası öldürülmek veya asılmak yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir. Bu onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara âhirette büyük azap vardır. Ancak, onları yakalamanızdan önce tevbe edenler bunun dışındadır. Biliniz ki Allah, bağışlar ve merhamet eder.” Allah’a ve O’nun elçilerine karşı savaş açanların, Allah’ın elçileri vasıtasıyla insan hayatını düzenlemek üzere gönderdiği hayat programına karşı savaş açarak, yeryüzünde bozgunculuk yaparak, insanlık suçu işleyenlerin, insanların dünya ve ukba mutluluklarının önüne geçenlerin, insanlar ile Allah arasına, insanlar ile dinlerinin arasına girip perde olanların, insanlarla cennet arasına barikatlar koyanların, kendi arzularını, kendi yasalarını uygulamaları için insanları Allah yasalarından uzaklaştıranların, kendi tanrılıklarını zorla insanlara empoze ederek Allah kullarını Allah’a kulluktan koparanların, insanları ifsat edenlerin, insanları bozanların, insanların çözülüşünü, bozuluşunu hazırlayanların cezası öldürülmeleri, ibret olsun diye asılmaları, veya çaprazlama el ve ayaklarının kesilmesi, ya da ülkelerinden, vatanlarından başka bir diyara sürülmeleridir. İşte bu cezalar onlar için dünyada bir zelilliği, bir rezilliği tattır-maktır. Ama onların cezaları sadece bu dünya ile sınırlı kalmayacaktır, âhirette de büyük bir azap onları beklemektedir. Dayanılmaz bir cehennem ateşi vardır onlar için. Evet İslâm devletinin başkanı bunlardan birini tercih yetkisine sahiptir. İsterse öldürür, isterse asar, isterse el ve ayaklarını keser, dilerse de onu sürgüne gönderir. Ancak siz onlara hakim olmadan, onları yakalamadan önce tevbe edip durumlarını düzeltenler, Allah’la aralarını ıslah edenler bunun dışındadır. Unutmayın ki Allah çok bağışlayandır, merhamet edendir. Öyleyse böyle durumda olanlara karşı sizler de bağışlamadan, affetmeden yana tavır alın.