43. “Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında iken, ne yüzle seni hakem tayin ediyorlar da sonra bundan yüz çeviriyorlar? İşte onlar inanmış değillerdir.” İçinde Allah’ın hükümleri bulunan Tevrat yanlarındayken, ellerindeyken, Tevrat’a sahiplerken onun kıymetini bilip onunla amel etmeyen, hayatlarını onunla düzenlemeye, problemlerini onunla çözümlemeye yanaşmayan bu insanlar seni ne yüzle hakem kabul edecekler? Kendi kitaplarına, kendi dinlerine ihanet eden bu insanlardan sen ne bekliyorsun? Kendi kitaplarının hakemliğine razı olmayan bu insanlar senin hakemliğine nerden razı olacaklar? Yâni kitaplarını arkalarına atan bu insanların, peygamber olduğuna inanmadıkları halde sana davalarını getiren bu insanların hangi samimiyetinde söz edilebilir? Hem senin peygamberliğini kabul etmesinler, hem de aralarındaki bir ihtilâfın çözümü konusunda sana müracaat etsinler. Bu başka değil, senden hevâ ve heveslerine uygun bir fetva almak arzusunda olduklarındandır. Allah korusun da bugün bizim ehl-i kitaptan, Müslümanım diyenlerden pek çoğu da aynı şeyi yapıyorlar. Ben Müslümanım diyorlar, ben bu Kur’an’a inandım diyorlar, ama gel öyleyse problemlerimizi inandığın bu kitapla bu peygamberle çözümleyelim dediğiniz zaman hemen yan çiziyorlar. Bekledikleri fetvayı kitaplarından alamadıkları zaman hemen vazgeçiveriyorlar. Evet, başka kitaplara, başka peygamberlere, başka hakemlere, başka mahkemelere gidiyorlar. Kitaplarına karşı, peygamberlerine karşı, dinlerine karşı ciddiyetsiz davranıyorlar. İster önceki ehl-i kitaptan olsun, isterse bizim ehl-i kitaptan kim böyle yaparsa onun kitapla, peygamberle, dinle bir ilgisi kalmamıştır, diyor Rabbimiz.