57. “Ey İnananlar! Kendilerine sizden önce kitab verilenlerden, dininizi alaya ve eğlenceye alanlar ve inkârcıları dost olarak benimsemeyin. İnanıyorsanız Allah'tan sakının.” Ey îman edenler, gerek ehl-i kitaptan, gerekse kâfirlerden dininizi oyun ve eğlence yerine koyanları velîler edinmeyin. Eğer mü'min iseniz bu konuda Allah’tan korkun. Allah’tan ittika edin de şu dininizi oyun ve eğlence haline getiren ehl-i kitabı, yahudi ve hıristiyanları dost bilmeyin. Onları velîler edinmeyin. Yâni onları karar verme makamında görmeyin. Hayat programınız konusunda onlara müracaat etmeyin. Sizin hayat programınızı onlar yapmasınlar. Hayat programınızı onlardan almaya kalkmayın. Onlar tandanslı, onlar kaynaklı bir hayat yaşamaya kalkışmayın. Onlar hem kendi dinlerini, hem de sizin dininizi hafife alıp oyun ve oyuncak tutan insanlardır. Onlar oyunu ve oyuncağı din zanneden, din diye oyun ve eğlenceye sarılan, ya da dinlerini hafife alıp oyun eğlence yerine koyan kimselerdir. Bunlar dinlerini oyun ve eğlence yerine koymuşlar. Dünyaya verdikleri değeri dinlerine vermemişler. Paraya, makama, işlerine, aş-larına, dükkanlarına, tezgahlarına, arabalarına, evlerine gösterdikleri titizliği dinlerine göstermemişler. Dinlerini oyun ve eğlence yerine koy-muşlar veya oyun ve eğlenceyi din edinmişlerdir. Dünyaya kul köle oldukları için, dünyayı kıble edinip ona tapındıkları için, gece gündüz dünyalıklar peşinde koşmaları sebebiyle dinlerinin temel kaynaklarıyla tanışacak vakit bulamadıkları için takvim yaprağından, televizyon ekranından duyduklarını din zannedip ona sarılmış insanlardır onlar. Ey mü’minler sakın ha sizler onları velî kabul etmeyin. Onların velâyetleri altına girmeyin. Onların egemenliği altında bir hayattan razı olmayın. Ya ne yapın? Allah konusunda takvalı olun. Allah’la beraber olun. Allah’ın koruması altına girin. Yolunuzu Allah’la bulun. Hayatınızı Allah kaynaklı yaşayın. Hayat programınızı Allah’a sorun ve O’nun de-diği gibi hareket edin. Eğer mü'min iseniz. Yaptığınızı Allah dedi diye yapın, yapmadıklarınızı da yine Allah adına yapmayın. Yaptıklarınız ve yapmadıklarınız konusunda kendi kendinize şu soruyu sorun: “Neden?” sorusunu sorun. Böyle bir elbise giymişsin, neden? Böyle bir ayakkabı almışsın, neden? Böyle bir mesleği seçmişsin, neden? Böyle bir okulda okuyorsun, neden? Böyle bir hukuktan yanasın, neden? Filanla tanışmışsın, neden? Falana küsmüşsün, neden? O kötülüğü engellemedin, neden? Bu iyiliği teşvik etmedin, neden? Annene böyle davrandın, neden? Çocuklarınla bugün hiç ilgilenmedin, neden? Üstündekilerle bugüne kadar hiç tanışmadın, neden? Bakara ile bugün hiç ilgi kurmadın, neden? Peygamberin yanına bugün hiç gitmedin, neden? Eğer bütün bu nedenlere vereceğin cevaplar vahiy kaynaklıy-sa, ya da kaçta kaçı vahiy kaynaklıysa işte o kadar Müslümansın demektir. Bu tür insanları, yâni dost kabul etmeyeceğimiz, velî bilmeye-ceğimiz, hayat programımızı kendilerine sormayacağımız insanları tanıtmak için Allah bize bir tanıtma daha yapıyor bakın: