78,79. “İsrâil oğullarından inkâr edenler, Dâvûd'un ve Meryem oğlu Îsâ’nın diliyle lânetlenmişlerdi. Bu, baş kaldırmaları ve aşırı gitmelerindendi. Birbirlerinin yaptıkları fenalıklara mâni olmuyorlardı. Yapmakta oldukları ne kötü idi!” İsrâil oğullarından küfredenler Dâvûd ve Meryem oğlu Îsâ’nın diliyle lânetlenmişlerdir. Allah onları Zebur ve İncil’de lânetlemiştir. Yaptıklarından ötürü her dilde, her dönemde Allah’ın lânetine uğramışlardır bu adamlar. Mûsâ (a.s) döneminde Tevrat’ta, Dâvûd (a.s) döneminde Zebur’da, Îsâ (a.s) döneminde İncil’de ve en son elçi Mu-hammed (a.s) döneminde de Kur’an’da lânetlenmişlerdir. Her dönem-de Allah’ın lânetine uğramaları sebebiyle domuzlaşmış ve maymun-laşmışlardır. Bunun sebebi de Allah’a, Allah’ın elçilerine, kitaplarına karşı haddi aşmaları, kendi hevâ ve heveslerini Allah’ın dininin önüne ge-çirmeleridir. Kendilerini Allah’ın dinine uyduracakları yerde dini kendi-lerine uydurmaları sebebiyledir. Ve de onlar içlerinde kötülük yapan-lara mâni olmuyorlardı. Emr-i bil’maruf ve nehy-i anil’münker görevini ihmal ediyorlardı. Ne kötü şey yapıyorlardı? Peki niye uyarmıyorlarmış birbirlerini? Niye işletmiyorlarmış kendi aralarında emri bil’maruf ve nehyi anil’münker müessesesini? Bakın bunun sebebi de şuymuş: