7. “Allah'ın size olan nîmetini ve "İşittik, itaat ettik" dediğinizde sizi andına bağladığı sözünü anın. Allah'tan sakının, Allah içinizde olanı elbette bilir.” Öyleyse ey mü’minler, Rabbinizin size olan nîmetini, İslâm nîmetini ve elçisinin sizden aldığı mîsakı hatırlayın. Hani hatırlasanıza, zorlukta da, kolaylıkta da, sevinç anında da kederde de seni dinleyip emirlerine itaat edeceğiz diye ona söz vermiştiniz, biat etmiştiniz. Semi’na ve eta’na demiştiniz. İşittik ve itaat ettik demiştiniz. Peygambe-rinize bunu söylerken, böylece biat ederken kendinizi Allah’a karşı bağladığınızın, kendinizi O’nun Resûlüne karşı bağımlı kıldığınızın farkına varmanız gerekiyor. Rabbiniz sizi yaratmadan önce ruhlarınızdan ahit almıştı. Müslüman bir fıtratla yaratırken, fıtratınızı İslâm’la yoğururken, mayanıza teslimiyet özelliği koyarken sizden ahit almıştı. Size kitap ve peygam-ber gönderirken, sizi muhatap kabul edip vahyiyle müşerref kılarken sizden ahit almıştı. Müslüman olduğunuz gün sizden ahit almıştı. İşittik ve itaat ettik demiştiniz. İşittik ve îman ettik demiştiniz. İşittik ve gereğini yerine getireceğiz demiştiniz. Rabbinize verdiğiniz ahitlerinize sâdık kalmalısınız. Allah’la ilişkilerinizi Allah’ın istediği gibi düzeltmek zorundasınız. Unutmayın ki Allah’la ilişkileri düzgün olmayan insanların insanlarla ilişkileri de düzgün olmayacaktır. Allah’a olan sorumluluklarının bilincinde olmayan insanların insanlara olan sorumluluklarını yerine getirmeleri mümkün değildir. Öyleyse Rabbinize olan ahitlerinizin, kulluğunuzun bilincinde olun. Unutmayın ki Allah kalplerinizde olanların tamamını bilmektedir.