Mâide Suresine Dön

Mâideالمائدة

80. Ayet

80Mâide Suresi
Mushafta Aç

تَرٰى كَث۪يرًا مِنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ اَنْفُسُهُمْ اَنْ سَخِطَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ

Onların çoğunun kâfir olan kimseleri dost edindiğini görürsün. Nefisleri kendilerine (Kıyamet Günü için) ne kötü bir şey sundu! Allah onlara öfkelendi ve onlar azabın içinde ebedî kalacaklardır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

80. “Çoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin önlerine sürdüğü ne kötüdür! Allah onlara gazap etmiştir, onlar gazapta temellidirler.” Onlardan birçoğunu kâfirleri dost edinmiş görürsün. Ey pey-gamberim ve ey Müslümanlar, bu adamlar Allah’a îman ettiklerini söyledikleri halde size olan gazaplarından, kıskançlıklarından ötürü kâfirler ve müşriklerle dostluk kurmaya yöneliyorlar. Onların bir ço­ğunu kâfirlerle sarmaş dolaş görürüsünüz. Güya Allah’a inandığını, Tevrat’a inandığını, Mûsâ (a.s)’ın, Îsâ (a.s)’ın yolunda olduğunu iddia eden adamlar kâfirleri Müslümanlardan hayırlı ve üstün kabul ediyor­lar. İşte bunun için uyarmıyorlar birbirlerini. Kötülere ve kötülüklere karşı tavır koymuyorlar. Kötülerle iç içe bir hayattan yana tavır alıyor­lar. Kötülerle iyiler yan yana, kol kola yaşıyorlar. İyilerin kötülerden, kötülerin iyilerden bir farkı yok. İyiler kötülere, kötüler de iyilere alışmış oluyorlar. Birbirlerini hazmediyorlar. Kalpleri birbirlerine benzeşiyor. Aynı şeyleri seviyorlar, aynı şeyleri seyrediyorlar, aynı şeyleri kabul edip aynı şeyleri reddediyorlar. Nefislerinin kendilerine telkin ettiği şeyler ne kötü şeylerdir? Bu hallerinden ötürü Allah onlara gazap et­miştir ve Allah’ın gazabı hiç eksilmeksizin onların üzerinde olacaktır. İşte şu anda görüyoruz bizim ehl-i kitaptan pek çokları da aynı şeyi yapıyorlar. Kâfirlerle, müşriklerle dostluk kurmaya çalışıyorlar. Kâfirleri, müşrikleri Müslümanlara tercih edip üstün tutuyorlar. Yâni öyle bir insan tiplemesi çıkıyor ki karşımıza, benim kitabım var diyor, Tevra-t’ım, İncil’im, Kur’an’ım var diyor, peygamberim var diyor, ama öyle bir düşüncenin sahibi oluyor, öyle bir hayat yaşıyor ki yaşadığı hayat mahza kâfirlere, müşriklere endeksli. Kâfir ve müşrik dünyadan kaynaklanan bir inancın, bir yaşantının içinde. Allah’a inanıyorum de­diği halde kendisine kendisi gibi îman eden mü’minler daha yakın ol­ması gerekirken yaşadığı pislik içindeki hayatından dolayı, kâfir ve müşrik dünyadan devşireceği menfaatlerinden dolayı Müslümanları kötü, kâfirleri daha hayırlı görüyor. Gerçekten şu anda bunun örneklerini çok görüyoruz. Müslü-manlara olmadık iftiralarda bulunan, olmadık isimler takarak, onları terörist, kan dökücü ilân eden yahudi ve hıristiyan dünyanın, kâfir ve müşrik dünyanın güdümünde hareket eden, güya adı Müslüman olan kimi zavallıların Müslümanları haksız, karşılarındaki kâfirleri haklı gör-düklerini, kâfirlerin daha doğru yolda olduklarını söyleyebiliyorlar, yazıp çizebiliyorlar. Kâfirler daha doğru yoldadırlar ve zaten dünyada onlarsız bir hayat yaşamak mümkün değildir diyebiliyorlar zavallılığın zirvesinde olabiliyorlar. İşte böyleleri Allah’ın lânet ve gazabını hak et-miş kimselerdir ve azapta ebedî kalacak kimselerdir onlar.