87. “Ey İnananlar! Allah'ın size helâl ettiği temiz şeyleri haram kılmayın, hududu da aşmayın, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.” Ey mü’minler, ey inandığını iddia edenler, Allah’ın size helâl kıldığı tertemiz nîmetlerini haram kılmayın. Kendi kendinize, Allah’ın kitabından ve elçisinin uygulamalarından bağımsız haram helâl sınırları belirlemeye kalkışarak Allah’ın helâl kıldığı tertemiz nîmetlerden kendinizi mahrum etmeyin. Bunu yapmadığınız gibi Allah’ın sınırlarını da aşmayın. Unutmayın ki hayatınızın yasaları konusunda söz sahibi olan Rabbiniz böyle aşırılıklar içine düşenleri asla sevmez. Arkadaşlar, az evvel kendilerinden söz edilen gerek ehl-i kitabın Allah kendilerine emretmediği halde çileciliği, münzeviciliği, ruhbanlığı, riyazet anlayışlarını ya da işrakî mutasavvıfların, Hint fakirlerinin, Budistlerin kendi hevâ ve heveslerinin mahsulü olarak ortaya atıp din gibi sarıldıkları din dışı yolları benimseyerek güya Allah’a yaklaşabilmek, Allah’ın rızasını kazanabilmek için kendinizi iğdişleştirmeyi, hadımlaştırmayı, et yememeyi, hanımlarınıza yaklaşmamayı din haline getirmeyin. Allah’ın haram kılmadığı kimi mübahları kendinize haram kılarak, kendinizi onlardan mahrum ederek onların düştükleri yanlışlara düşmeyin. Allah öyle bir şeyi istemediği halde nefse eziyet vermek din değildir, kulluk değildir. Dinin istediğinden çok dindar kesilmek Müslümanlık değildir. Züht hayatı yaşayacağım diye dünyadan el etek çekmek dindarlık değildir. Böyle davranan sahâbeden bazılarını Allah’ın Resûlü şiddetle uyarmış ve menetmiştir. Dindarlık dinin emirlerine olduğu gibi, onda fazlalık ve eksiklik görmeden riâyet etmektir. Ne oluyor size? Allah’ın dinini yeterli bulmadınız da, dini beğenmediniz de yeni bir din mi ihdas ediyorsunuz? Böyle yapmayın. Allah’ın helâllerini haram kılarak bidatlere düşmediğiniz gibi haramlarını da helâl kılarak haddi aşmayın. Unutmayın ki bu konuda söz sahibi Allah’tır ve O Allah yasalarını çiğneyip haddi aşanları sevmez. Eğer derdiniz O’nun sevgisine mazhar olmaksa, O’nun rızasını kazanmaksa O’nun helâl haram yasalarını olduğu gibi kabul edin. Ve: