8. “Ey İnananlar! Allah için adâleti ayakta tutup gözeten şahitler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz sizi adâletsizliğe sürüklemesin; âdil olun; bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'tan sakının, doğrusu Allah işlediklerinizden haberdardır.” Ey mü’minler, Allah için hakkı ayağa kaldıran şahitler olun. Allah için adâletle şahitliği ayakta tutun. Allah için şahitliği ikâme edip ayağa kaldırın. Allah için adâletle şahitliği dimdik ayakta tutun. Allah için şahâdetinizde adâletten ayrılmayın. Allah için yeryüzünde adâletin timsali olun. Allah için adâleti tam yerine getirerek Allah’a şahitlik edenlerden olun. Hayatınızda İslâm’ı öyle güzel yaşayın ki, öyle bir adâlet örnekleyin ki, öyle âdil bir Müslümanlık sergileyin ki varlığınız Allah’a, Allah’ın varlığına şahit olsun. Sizi görenler sizin şahsınızda, sizin hayatınızda Allah’ı hatırlasınlar. Sakın ha birbirinize olan öfkeniz, nefretiniz, adâvetiniz sizi adâletten sapmaya götürmesin. Âdil olun. Tüm hayatınızda adâletten ayrılmayın. Kendiniz Allah için âdil davrandığınız gibi toplumunuzda da tüm zulümlerin kökünü kazıyıp adâleti ikame edin. Adâletle hakkı ve haklıyı ayakta tutun. Vereceğiniz karar-larınızda Allah için adâletten ayrılmayın. Şahâdetlerinizde, hükümle-rinizde, yargılarınızda daima hak hakim olsun, adâlet hakim olsun. Allah rızasının dışında hiçbir kişisel çıkar, hiçbir menfaat duygusu ve tarafgirlik anlayışı olmasın. Allah’ın rızasını her şeyin üzerinde tutun diyor Rabbimiz. Evet görüyor musunuz? Allah’ın kitabı Kur’an sadece belli bir zümrenin değil tüm insanlığın mesajıdır. Hiç kimseyi ayırıp kayırmadan adâlet emrediyor Rabbimiz. Dostlarınıza da, düşmanlarınıza da adâletten ayrılmayın diyor. Yâni dünya üzerinde hiçbir beşer hukukunun, hiçbir beşer yasasının gerçekleştiremeyeceği en doğru, en dürüst hayat tarzını, en doğru karar alma, en doğru hareket etme özelliğini kazandırıyor Rabbimiz. Eğer toplumda insanlar Allah’ın bu yasalarına teslim olur, Allah’ın istediği gibi hareket eder, hayatlarını Allah için yaşarlar, hedefleri Allah rızası olursa, o zaman kesinlikle bilelim ki insanlar ne bireysel hayatlarında, ne ekonomik hayatlarında, ne siyasal, ne aile hayatlarında birbirlerine zulmetmeyecekler, birbirlerine haksızlık etmeyecekler, tüm hayatlarında her şey doğru olacak, her şey adâletle yerli yerine oturtulmuş olacaktır. Böyle bir toplumda Allah yasalarına teslim olan Müslümanlar elbette verecekleri tüm kararlarında haktan, adâletten ayrılmayacaklar, kendi aleyhlerine bile olsa, en yakınlarının aleyhine bile olsa, düşmanlarının lehine bile olsa Allah’ın kitabına ve Resûlünün sünnetine uygun hareket edeceklerdir.