Mâide Suresine Dön

Mâideالمائدة

91. Ayet

91Mâide Suresi

اِنَّمَا يُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَعَنِ الصَّلٰوةِۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُنْتَهُونَ

Şeytan, içki ve kumarla ancak aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

90,91. “Ey İnananlar! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki saâ­dete eresiniz. Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?” Ey îman edenler, şarap, sarhoşluk veren her tür içki, meysir, her tür şans oyunu, kumar, ensab tapınılmak üzere dikilmiş, huzurla­rında, üzerlerinde kurban kesilen taşlar, putlar, fal okları, kendileri va­sıtasıyla kısmet çekilen kehanet okları bütün bunlar insan aklının, in­san fıtratının hoşlanmadığı birer şeytan işi pisliktir. Şeytanın süsleyip püslediği birer necasettir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa, saâdete eresiniz. Arkadaşlar, Bakara sûresinin 219 ve Nisâ sûresinin 43 âye­tinde şarap konusunda bir şeyler demeye çalışmıştık. Şarapla alâkalı önce bu âyetler gelmiş, Müslümanlar buna hazırlanmış ve en son ola­rak işte Mâide sûresinin bu âyeti nâzil olmuştur. Ve işte kesin olarak şarabın haramlığını bildiren bu âyetin gelişiyle birlikte mü’minler içki küplerini yerlere boşaltmışlar, ağızlarındaki kadehleri atmışlar ve bu işten vazgeçmişlerdir. Evet “Hamr” örten demektir. Aklı örttüğü için iç­kiye bu isim verilmiştir. Böylece Rabbimizin bu yasasıyla anladık ki sarhoşluk verici, aklı giderici, şuuru örtücü olan her şeyin azı da çoğu da haramdır. Meysir, kolaylık anlamına gelen yüsür veya yesar kelimesin­den gelir. Meysir zahmetsiz ve kolayca mal elde etmek demektir. Veya zar gibi ne olacağı belli olmayan tehlikeli bir şeye bağlanarak mal vermek, mal almak demektir. Rabbimiz bunlardan sakının ki kur­tuluşa eresiniz buyuruyor. Ve: Şunu da bilesiniz ki muhakkak şeytan bu pislikler vasıtasıyla si­zin aranıza düşmanlık ve kin atmak ister. Bunlar aracılığıyla sizleri birbirinize düşürmek, aranıza düşmanlık tohumları ekmek ister şeytan. Ve sizi Allah’ı anmaktan, Allah’ı zikretmekten ve namazdan alıkoymak ister. Hangi oyun ki insanlar arasına, kardeşler arasına kin ve düş­manlık atıyor o haramdır. Hangi oyun ki Müslümanları kamplaştırıp birbirlerine karşı sevgi ve kardeşlik bağlarını koparıyor o haramdır. Hangi oyun ki insanları Allah’ın zikrinden ve namazdan alıkoyuyor o haramdır. Her şeyi bilen, mutlak bilen, bilgi kendisinden olan Rab-bimiz burada bizim için haram kıldığı şeylerin hikmetlerini de be­yan buyuruyor. Sanki böylece buyuruyor ki Rabbimiz: Ey kullarım, kesinlikle bilesiniz ki Ben sizin adınıza aldığım kararlarımda size karşı merha­metliyim. Size olan sonsuz merhametimden ötürü bu yasakları koyu­yorum. Tüm yasaklarımda ve emirlerimde Ben sizi düşünüyorum, sizin menfaatinizi düşünüyorum. Bu kararlarımın menfaati Benim için değil sizin içindir, buyurarak bizim akıllarımıza hitap ediyor. Eğer sizler de bilgi sahibi olsaydınız, hayrınızı şerrinizi, menfaatinizi zararınızı Benim kadar bilmiş olsaydınız elbette bu Benim haram kıldıklarımın tümünü siz de kendinize haram kılardınız. O halde sizi sizden çok düşünen, sizi sizden çok bilen Rabbinizin bu uyarılarını duyduktan sonra artık bu pisliklerden vazgeçmez misiniz? Rablerinin bu ifadesini duyan Müslümanlar hep bir ağızdan: “Vazgeçtik ya Rabbi! Vazgeçtik ya Rabbi!” dediler ve bu pislikleri terk ediverdiler. Ağızlarına götürmek üzere oldukları kadehleri attılar, küpleri kırdılar, içkileri döküverdiler.