93. “İnananlara ve yararlı iş işleyenler, sakınırlar, inanırlar, yararlı işler işlerler, sonra haramdan sakınıp inanırlar ve sonra isyandan sakınıp iyilik yaparlarsa daha önceleri tatmış olduklarından dolayı bir sorumluluk yoktur. Allah iyi davrananları sever.” Bir dönem insanlar içki içtiler, sonra Rabbimiz onu ve benzeri pislikleri yasaklayınca Müslümanlar hemen vazgeçtiler. Rableri hatırına tüm pisliklerle ilişkilerini kestiler. Bu arada şöyle bir soru soruldu: Pekiyi acaba içkinin haram kılınmasından önce içki içtikleri halde ölüp gidenlerin durumları ne olacak? İşte Rabbimiz bu âyetinde onu da açıklayıverdi. Önceden inanılması gerekenlere îman edip salih ameller işleyenlere haram kılınmadan önce yaptıklarından dolayı bir günah, bir sorumluluk yoktur. İçki ve kumarın yasaklığından önce takva, salih amel ve Allah’a itaatte saygı ve kararlılık içinde ölenler asla asi ve günahkâr sayılmayacaktır. Geçmiş geçmiştir ve Allah muhsinleri, kendisini görüyormuşçasına kendisine kulluk şuuru içinde olanları sever. Allah kendisini haram ve helâl kılma konusunda yetkili görenleri, o gün haram kıldıklarını haram bilip, yarın haram kılacaklarını da haram bilmek üzere yaşayan kullarını sever. Bugün bildiklerine samimi olarak îman eden, bildikleriyle amel eden ve yarın öğrendikleriyle de îman ve amel derdi taşıyan kullarını sever Allah. Dikkat ederseniz âyet-i kerîmede îman ve ona bağlı olarak gerçekleştirilen salih amel iki kere, takva da üç kere zikrediliyor ve son merhalede de ihsandan söz ediliyor. Anlıyoruz ki takvanın üç defa zikredilişi hem maziyi yâni geçmişi, hem hali yâni şimdiyi, hem de istikbali yâni geleceği içine alması içindir. Ya da insanın kendisi ile, kendi nefsi ile alâkalı takvasını, diğer insanlarla alâkalı takvasını ve Rabbiyle alâkalı takvasını gündeme getiriyor. Onun içindir ki bu üçüncüsünde takva Rabbine karşı ihsana dönüşüyor. Veya buradaki takvalar Bakara sûresinin evvelînde işaret edildiği gibi insanın mebde, mead ve müntehasına bir dikkat çekmedir. Ya da bir başka anlayışla sakınılacak, takvalı olunacak şeylerin mertebelerine bir dikkat çekmedir. Nasıl? Şöyle: Azaptan, ikapdan kurtulmak için evvela haramı terk, sonra haramlara düşmemek için şüpheli şeylerden sarfı nazar, daha sonra nefsi alışkanlıklardan korumak ve terbiye etmek için bazı mubahları terk etmek anlatılmıştır diyoruz Allahu âlem.