31. “Bu sınırları aşmak isteyenler, işte onlar, aşırı gidenlerdir.” Kim bu konuda sınırı aşarsa, haddi tecavüz etmiştir. Kim ki zevceleri varken, câriyeleri varken, Allah’ın kendisine helâl kıldığı, na-muslarını kullanma hakkı verdiği bu yasal hakkının ötesine uzanırsa, hanımlarının ve câriyelerinin ötesine taşarak başkalarının namuslarına uzanmaya kalkışırsa, işte onlar sınırı çiğnemiş, haddi tecavüz etmiş kimselerdir. Burada tarif edilen haddi aşmak şu anda bizde yoktur. Biz haddi geriye aşıyoruz. Burada anlatılan haddi aşmak şudur: Yani dör-de kadar evleneceksin, sonra bu dört hanıma ilâveten câriyelerin olacak, sonra bunlarla da yetinmeyip başkalarına uzanacaksın, işte sınırı aşmak, haddi tecavüz etmek budur. İşte bu sınırı aşmaktır. Şu anda bizde böyle bir sınır aşma derdi yoktur. Biz sınırı geriye doğru aşıyoruz. Adamın dört tane hanımı olacak, sonra câriyeleri olacak, sonra da bu adam bunlarla iktifa etmeyerek başkalarına uzanarak, haddi aşacak, sınırı aşacak. Çoğumuzun birle bile evli olmadığı şu bizim toplumda bu mümkün değildir. Yani biz bu konuda geriye doğru sınırı aşıyoruz. Ama Allah korusun bizler tatminde haddi aşıyoruz. Neden başkalarına gösteriliyor bu kadınlar? Neden başkalarına gösteriyoruz kadınlarımızı? Sofraya oturunca birilerini niye çağırıyoruz? Ya da ekran olarak neye çağırıyoruz birilerini? Niye birileri ko-nuşturuluyor evimizde? Niye gösteriliyor, seyrettiriliyor birileri? El âle-min ayyaşlarının, namussuzlarının ne işi var bizim evimizin içinde? Tamam, belki “o televizyondaki ayyaşlar bizim karılarımızı görmüyor ki!” diyeceksiniz. İyi de sizin kadınlarınız görmüyorlar mı onları? Gös-termiyor musunuz o namussuzları kadınlarınıza? Hani âmâ bir sahâbe olan Abdullah Ümmü Mektum evine gelirken Allah’ın Resûlü hanımlarına: “İhteceba! İhteceba!” demiyor muydu? “Örtünün! Örtünün! Abdullah geliyor.” Hanımları: “Ey Allah’ın Resûlü o âmâdır, bizi görmez ki örtünelim?” deyince: “O sizi görmüyorsa da siz onu görmü-yor musunuz?” buyurmuyor muydu Allah’ın Resûlü? Tamam belki evi-mizin içine çağırdığımız o ayyaşlar bizim kadınlarımızı görmüyorlar ama bizimkiler onları görmüyorlar mı? Böylece haddi aşmıyor muyuz? Hakkımız var mı buna? Evet: