Mucadele Suresine Dön

Mucadeleالمجادلة

12. Ayet

12Mucadele Suresi

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَاجَيْتُمُ الرَّسُولَ فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَةًۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Ey iman edenler! Resûl’e gizli olarak (bir müşkülünüzü arz edeceğinizde) konuşmanızdan önce sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (verecek sadaka) bulamazsanız, hiç şüphesiz Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

12. “Ey İnananlar! Peygamberle hususî olarak konuşacağınızda, bu konuşmanızdan önce fakirlere sadaka veriniz; bu, sizin daha iyi ve daha temiz olmanız içindir. Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız üzülmeyiniz. Allah şüphesiz bağışlayandır, acıyandır.” “Ey iman edenler, peygamberle özel görüştüğünüz zaman, peygamberle hususî olarak konuştuğunuz zaman bu konuşmanızdan önce fakirlere sadaka verin. Bu sizin daha temiz ve daha iyi olmanız içindir. Eğer fakirlere verecek sadaka bulamazsanız, buna gücünüz yetmezse o zaman da üzülmeyin, çünkü şüphesiz Allah bağışlayandır, merhamet edendir. Allah kullarına karşı çok merhamet edendir, acıyandır.“ İbni Abbas Efendimizin beyanına göre Medine döneminin ilk yıllarında, Müslümanların Allah ve Resûlü egemenliği altında eğitim süreçlerinin sürdüğü ilk yıllarda, bazı Müslümanlar Rasulullah Efendimizin yanına gelerek onunla özel görüşme yapmak istediler. Onları kendisinden bir parça bilen, onlara karşı çok düşkün olan Allah’ın Resûlü kendisiyle özel görüşme talebinde bulunan bu kardeşlerini geri çeviremiyor, bu talepten rahatsız oluyor ama reddedemiyordu. Bugünkü kendilerinden korkan zâlim yöneticilerin yaptığı gibi onun kapısında ne bekçileri vardı, ne de muhafızları. Peygamberle görüşmek isteyen herkes çok rahatlıkla ona ulaşabilme, derdini açabilme imkânına sahipti. Aslında bu durum onun yolunu takip eden Hulefa-i Raşidîn efendilerimiz döneminde de aynen devam etmiştir. Onların da kendilerinden hiçbir korkuları yoktu. Onlar kimseye zulmetmiyorlardı ki insanlardan bir korkuları olsun. Ama ne zamanki halifelik Emevilerin eline geçti, işte o tarihten itibaren Emeviler Bizans’tan bir kısım saray yöntemleri devşirerek bazı âdetleri, bekçiler yöntemini halifeliğe sokmuşlardır. Herkes Rasulullah’a ulaşma imkânına sahipti. Ama ifade ettiğim gibi Rasulullah Efendimiz de bir insandır. Onun da bir kısım beşerî ihtiyaçları vardır. Evi var, hanımları var, çocukları var, rızık derdi var, devlet işleri var, Müslümanların problemlerini halletmesi var. Hep insanların arasında olamaz, hep insanlarla görüşemez ki! Hem de üstelik bu insanlar yetişme dönemini yaşadıkları için olur olmaz her konuda Rasulullah’la görüşme zarureti hissediyorlardı. Bir de diğer insanlardan çok peygambere yakınlık kazanabilmek için sık sık gelenler, özel görüşmek isteyenler vardı. Üstelik herkesin peygamberi olan Rasulullah’la özel görüşmeler münâfıklar tarafından sansasyon fırsatı doğuruyordu. Sık sık yalanlar uydurarak bunu peygamberle özel görüşen kimselere izafe ediyorlardı. Rasulul-lah’la özel görüşen falanın ifadesine göre filanlar Müslümanlara saldıracaklarmış. Filan devlet şöyle bir karar almış gibi yalanlar yayıyorlardı. İşte bütün bunları, bu asılsız dedikoduları engellemek için Rabbi-miz peygamberine böyle bir usul öğretiyordu. Peygamberle özel görüşme yapacak insanlar bu görüşmelerinden önce sadaka versinler.