2. “İçinizde karılarını zıhar yapanlar (onları annelerine benzeterek haram sayanlar) bilsinler ki, karıları an-neleri değildir; anneleri ancak, onları doğuranlardır. Doğrusu söyledikleri kötü ve asılsız bir sözdür. Allah şüphesiz affedendir, bağışlayandır.” Sizden karılarına böyle zıhar yapanlar, karılarını annelerine, yahut mahremlerinden birisine benzetenler, karılarının mahrem yerlerini kendilerine nikâh düşmeyecek mahremlerinden birisinin avret yerlerine benzetenler bilsinler ki onlar hiçbir zaman sizin analarınız değillerdir. Onların anneleri sizler değil, onları doğuranlardır. Bu konuda değer yargısı sizin değer yargınız değil, Allah’ın değer yargısıdır. Kendi kendinize hanımlarınızı anne yerine koyma yetkisini kimden alıyorsunuz? Sizden kim böyle Allah’ın değer yargısını bir kenara alarak kendi hevâ ve hevesleriyle zıhar yaparsa, bilsin ki çok kötü bir söz söylemiş, çok büyük bir iftirada bulunmuştur. Annelerinizin konumuyla karılarınızın konumlarını ayırmak zorundasınız. Anneyi anne olarak, hanımı da hanım olarak görmek zorundasınız. Anneyi hanım makamında görüp ona hükmetmeye, hanımı da anne makamına oturtup ona itaat etmeye kalkışmamalısınız. Anneye anne muamelesi, hanıma da hanım muamelesi yapmalısınız. Yani bu çirkin söz, bu adi suç aslında büyük bir cezayı gerektirecek bir suçtur, ama Allah rahmeti gereği size bu yasasını göndererek ailelerinizi yıkımdan kurtarmak istiyor. Çok büyük bir cezayı gerektiren bu suçlarınızdan dolayı ufak bir cezayla Rabbiniz size karşı merhametini gündeme getiriyor.