7. “Göklerde olanları da, yerde olanları da Allah’ın bildiğini bilmez misin? Üç kişinin gizli bulunduğu yerde dördüncü mutlaka O’dur; beş kişinin gizli bulunduğu yer-de altıncıları mutlaka O’dur; bunlardan az veya çok, ne olursa olsunlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, mutlaka onlarla beraberdir. Sonra, kıyamet günü, işlediklerini onlara haber verir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.” Şimdi siz ey insanlar, göklerde ve yerde olanların tamamını Allah’ın bildiğini, Allah’ın her şeyden haberdar olduğunu bilmez misiniz? Haberiniz yok mu sizin bundan? Üç kişi kendi aralarında bir necva, bir fısıltı da bulunmasın ki, dördüncüleri Allah olmasın. Üç kişi kendi aralarında gizli gizli fısıldaşarak, fiskos yaparak, kulis yaparak İslâm, peygamber, Müslümanlar hakkında bir komplo peşine düşmezler ki Allah onları bilmiş ve duymuş olmasın. Beş kişinin gizli buluştukları yerde altıncıları Allah’tır. Bunlardan az veya çok, ne olursa olsunlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar Allah mutlaka onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü bu yaptıklarının tümünü Allah onlara haber verir. Doğrusu Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır. Allah’ın onların plan ve programlarından gafil olması asla düşünülemez. Onlar nerede olurlarsa olsunlar, Allah onlarla beraberdir. İşte Allah yolunun yolcuları Müslümanların en büyük destekleri de budur. Çünkü kâfirlerin tüm hile ve desiselerinden haberdar olan Allah, onların Müslümanlar aleyhine kurduklarının tamamını boşa çıkaracak, ama onların Allah’ın hile ve tuzaklarından hiçbir haberleri ol-mayacaktır. Onlar Allah’tan ve O’nun kendileri hakkındaki takdirinden gafillerdir, ama Allah onların her şeylerinden haberdardır. Bu bölümde Rabbimiz dışardan Müslüman görünüp, iman gösterisinde bulunup ta, için için İslâm toplumunu yıkmaya çalışan, Müslümanlara karşı sinsi sinsi toplantılar yaparak komplolar hazırlayan, Allah ve Resûlü’ne karşı bir cephe oluşturan münâfıkların planlarından söz ediyor. Kaypak İslâm düşmanları uyarılıyor. Rabbimiz buyuruyor ki, “yoksa bu hainler kendilerinin fısıltılarını, esrarlarını, nec-valarını duymadığımızı mı zannediyorlar? Onların gizli mahfillerde aldıkları kararlardan, komplolarından habersiz olduğumuzu mu zannediyorlar? Öyle mi hesap ediyor, öyle mi vehmediyorlar? Hayır hayır, onların tüm gizli fısıldaşmalarını, tüm düzen ve komplolarını Biz bilmekteyiz. Biz onların yanında, yanı başındayız, onların her şeylerini kaydeden, tespit eden, yazan meleklerimiz vardır bizim. Dün peygamberi ve Müslümanları yok etmenin, arkadan hançerlemenin hesaplarının yapıldığı bu tür toplantıları münâfıklar yapıyorlardı. Şu anda da Müslümanların önünü tıkamak, Müslümanların nefesini kesmek, Müslümanlara hayat hakkı tanımamak, Müslümanların defterini dürmek, yeryüzünde, Allah’ın arzında Allah’ın kullarının Allah’a kulluklarını engellemek, Müslümanlara Allah egemenliğinde Müslümanca bir hayatı yasaklamak üzere kâfir ve müşrik dünyada yapılan tüm gizli-açık toplantıları Allah bilmektedir. Müslümanları yok etmek üzere alınan kararların, düzenlenen komploların hepsinden Allah haberdardır. “Allah bunların tamamını bilmektedir” ne anlama geliyor? Yani bunların, bu toplantıların, bu birlikteliklerin, bu planların, bu tuzakların hiçbirisi başarıya ulaşmayacaktır. Allah onları asla başarıya ulaştırmayacaktır. Allah, kâfirlerin Müslümanlara yönelik tüm toplantılarını, tüm plan ve programlarını boşa çıkacaktır. Bu toplantıların hiçbirisi kâfirlere bir hayır getirmeyecektir. Bunların kendi kazdıkları kuyuya kendilerinin düşeceğini ve Müslümanlara asla bir zarar veremeyeceklerini anlatıyor Rabbimiz. Rabbimiz kâfirlerin, münâfıkların, İslâm düşmanlarının, İslâm ve Müslümanlar aleyhine hazırladıkları tüm tuzaklarını bu dünyada boşa çıkardığı gibi, yarın kıyamet gününde de yaptıkları yanlışlıkların tamamını onlara haber verecek, onları yaptıklarına göre cezalandıracaktır. Genelde bu âyetler Medine münâfıkları hakkında inmiştir. Müslüman görünmelerine, Müslümanlarla birlik görünmelerine, Müslümanlarla beraber namaz kılıp, oruç tutmalarına rağmen her fırsatta Müslümanların aleyhinde çalışan, İslâm’ın hâkimiyetine son vermek için çırpınan münâfıklara hitap etmektedir, ama kıyamete kadar aynı konumda olan, aynı karakteri sergileyen insanlara da hitap etmektedir. Rasulullah Efendimiz Medine’de İslâm ve Müslümanlar hakkında böyle gizli gizli toplanıp komplolar hazırlayanları uyarmıştı. Ama münâfıklar bundan vazgeçmeyince bakın Rabbimiz şöyle buyurdu: