28. “Bu, Allah’ı gazaplandıran şeye uymaları ve O’-nun rızasından hoşnut olmamalarından ötürüdür. Allah da onların işlerini boşa çıkarmıştır.” Çünkü onlar Allah’ı kızdıracak, Allah’ı gazaba getirecek şeylerin peşine düştüler. Allah’ın gazabını celbedecek şeylere tâbi oldular. Allah’ı kızdıracak şeyleri izlemeye kalkıştılar. Allah’ın yaratıklarını putlaştırıp, onları Allah yerine koyup onların yasalarının peşine takıldılar. Allah’ın rızasından, Allah’ın kitabından, Allah’ın hayat programından, Allah’ın sisteminden hoşlanmadılar da Allah’tan başkalarının sisteminden hoşlandılar ve böylece Allah’ı kızdıracak yollara girdiler. Allah’ın razı olacağı şeylerin peşinde, peygamberlerin peşinde olmadılar da Allah’ı kızdıracak şeytanların, tâğutların peşine takıldılar. Allah da onların tüm amellerini, tüm işlerini boşa çıkarıverdi. Peki biz nelerin peşindeyiz? Gerçekten şu anda bizler Allah’ı hoşnut edecek şeylerin mi peşindeyiz yoksa Allah’ın gazabını celbe-decek şeylere mi tâbi oluyoruz? İttibâ gözle, kulakla, kalple ve düşünceyle izlemek, takip etmek demektir. Peki acaba şu anda bizler gözlerimizle neleri izliyoruz? Allah’ın razı olacağı şeyleri mi yoksa Allah’ın gazap edeceği şeyleri mi izliyoruz? Gözlerimizle Kitap ve sünneti mi yoksa haramları mı izliyoruz? Kulaklarımız en çok hangi sözleri din-liyor? Kulaklarımızda en çok kimin sözleri dolu? En çok kimin mesajlarıyla meşgul kulaklarımız? Kalplerimiz neyle meşgul? Neyle dolu? Ellerimiz en çok neye uzanıyor? Ayaklarımız nereye doğru gidiyor? Meyillerimiz, arzularımız ne tarafa doğru? Varlığımız, vücudumuz, ge-cemiz, gündüzümüz ne tarafa meyilli? Kendimize dert edindiğimiz şeyler Allah’ın razı olacağı şeyler mi, Kitap ve Sünnet mi? Bunların tarafımızdan anlaşılıp hem kendimizi diriltmek hem de etrafımızı diriltmek derdi mi? Yeryüzünde Allah’ın hâkimiyetini gerçekleştirme der-di mi? Yoksa Allah’ın gazabını celbedecek ve Allah katında sineğin kanadı kadar bir değer ifade etmeyen dünyalıklar peşinde miyiz? Kendimizi, hayatımızı, varlığımızı, gözümüzü, kulağımızı, kalbimizi, gecemizi, gündüzümüzü kime ve neye satıyoruz? Hayatımız, varlığımız kime doğru akıyor? Bunun hesabını çok iyi yapmalıyız. Allah, “on-ların amellerinin tümünü boşa çıkaracağım,” buyuruyor Allah, “hayatını Allah için ve Allah adına yaşamayan, Allah’ı ra-zı edecek şeylerin peşinde değil de sürekli Allah’ı kızdıracak şeylerin peşinde bir ömür tüketen insanların tüm işlerini boşa çıkardım,” diyor. “İhbad”, istiğfar ya da “gufranın” zıddıdır. Güzel ameller, salih ameller, günâhlara kefaret olup onları örttüğü gibi, kötü ameller de iyi amelleri boşa çıkarmaktadır. Böyle yapan, böyle yaşayan insanların iyi amelleri varsa, onların tümünü boşa çıkardık, diyor Rabbimiz.