34. “İnkâr edip Allah yolundan alıkoyanları, sonra da inkârcı olarak ölenleri Allah şüphesiz ki bağışlamayacaktır.” Hakkı örtenler, fıtratlarını örtenler, Kitabı ve sünneti örtenler, Allah’ın hayatlarına koyduğu işaret levhâlârını örtenler ya da kendi hayatlarını vahye karşı örtülü tutanlar, vahyi hayatlarına karıştırmadan yaşayanlar, vahye karşı kapalı, örtülü bir hayat yaşayanlar ve çevrelerini de Kitap ve sünnetten uzaklaştıranlar, çevrelerine Kitap ve sünneti duyurmayanlar, çoluk çocuklarını, hısım-akrabalarını Kitap ve sünnetten uzaklaştıranlar… Onlara Kitap ve sünneti duyurmayarak ya da onların yollarını değiştirerek vahyi örtenler... Nasıl? Çevresindekilere “Allah’a koşun, Allah’ın kitabına koşun, peygamberin sünnetine koşun, peygambere gidin, aman kitaba sarılın, aman peygamberin sünnetini örnek alın,” diyeceği yerde, “aman filanlara koşun, aman fa-lanları tanıyın, aman filanları örnek alın,” diyerek insanların Kitap ve sünnete gitmelerini engelleyenler, insanları insanlara, insanları modaya, âdetlere, tâğutlara bağlamaya çalışanlar ve böylece kâfirce ölenler, durumlarını değiştirmeden geberip gidenler var ya, işte böyle-lerini Allah asla bağışlamayacaktır. Dünyada böyleleri için, herkes için her an mağfiret vardır, tev-be ve dönüş kapıları her zaman için açıktır. Ama ölüm anı gelip çattığında tüm kapılar kapanmış ve iş bitmiştir artık. Bu ve benzeri âyetler kâfirlere seslendiği gibi, Müslümanlara da seslenmektedir. Rabbimiz bu âyetiyle kâfirlere diyor ki: “Ey kâfirler! Ey Allah’ın âyetlerini, Allah’ın yasalarını, Allah’ın hayat programını ör-terek, Allah’ın dinini gündemden düşürerek kendi bildikleri gibi hayat yaşamaya çalışanlar! Unutmayın ki şu anda bu tavırlarınızdan dönme ve tevbe etme imkânlarınız vardır. Allah’ı ve Allah’ın hayat programını diskalifiye ederek kendi hevâ ve hevesleriniz istikâmetinde bir hayatın peşinde yuvarlanıp giderken bir anda Rabbinizin istediği hayata dönüverirseniz, kıblenizi değiştiriverirseniz kesinlikle bilesiniz ki Rabbiniz sizi affıyla, mağfiretiyle karşılayacaktır. Ama yok bu hayatlarınıza devam ederken bir ölüm gelip beyninizde patladığı zaman her şey bitmiş olacaktır. Geberip giderken yapacağınız dönüşleriniz, ya da yarın her şeyi gerçek olarak gördüğünüz bir ortamda zorunlu olarak yapacağınız tevbelerinizin size iç bir yararı olmayacaktır, bunu hiçbir zaman hatırınızdan çıkarmayın. Öyleyse gelin inadı bırakın da fırsat kaçmadan, tevbe kapıları kapanmadan Rabbinizin bu çağrısına kulak verin,” derken Müslümanlara da “dikkatli olun, kendinize güvenmeyin, bu âyetlerle kendinizi bir sorgulayın. Kendinize, çocuklarınıza, çevrenize karşı Allah’ın âyetlerinin ne kadarını açıyor, ne kadarını örtüyorsunuz? Bunu bir düşünün. Düşünün de Rabbinize kulluk konusunda gevşeklik göstermeyin,” çağrısında bulunmaktadır.