17. “Gökte olanın başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz? Benim uyarmamın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.” Yoksa, gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin mi oldunuz? Başınıza taş yağmayacağına bir ga-rantiniz mi var? Ama yakında bu tehdidin ne mânâya geldiğini bilecek, anlayacaksınız. Gelin inat etmeyin! Gelin yalan saymayın! Bilesiniz ki ilk yalanlayanlar, ilk karşı gelenler sizler değilsiniz. Sizden öncede Rabbinizin âyetlerini, Rabbinizin hayat programını yalan sayanlar oldu. Bir zamanlar Rabbinizi örtmeye örtbas etmeye çalışanlar ol-du. Rabbinizi ve O’nun yasalarını kamufle etmeye, insanların gündemlerinden düşürmeye çalışanlar oldu. Sizden önce de din eğitimine yasaklar koyarak insanları Allah’a kulluktan uzaklaştırıp kendilerine, kendi yasalarına kulluğa çağıranlar oldu. Onlar başlarına gelenleri gördüler, anladılar. Bilesiniz ki pek yakında bu uyarının ne olduğunu, nasıl olduğunu sizler de bilecek ve anlayacaksınız. Sizler de yakında anlayacaksınız! Ölümünüzle anlayacaksınız. Geberince, kabre girince, dirilince, hesap-kitap döneminde, cehenne-me yuvarlanınca, ateşi kucaklayınca anlayacaksınız. Çünkü bakıyoruz ki bu âyetlerin kendilerine indirildiği insanlar üç sene sonra anladılar, beş sene sonra bildiler, hâlâ bilenler oluyor. Bu bilme işi şu anda da devam ediyor. Her geberen bunun farkına varıyor.