Mulk Suresine Dön

Mulkالملك

9. Ayet

9Mulk Suresi

قَالُوا بَلٰى قَدْ جَٓاءَنَا نَذ۪يرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۚ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ كَب۪يرٍ

Derler ki: “Evet! Muhakkak ki bize uyarıcı geldi (fakat) biz onu yalanladık ve ‘Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz yalnızca büyük bir sapıklık içindesiniz.’ dedik.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

9. “Onlar, “Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik” derler.” “Evet bize uyarıcılar, muhbirler, cenneti anlatanlar, cehennemle uyaranlar geldi, bize haber verdiler, bize anlattılar, duyurdular ama biz onları yalanladık. Biz onlarla dalga geçtik. Onların anlattıklarını dinlemedik. Onların anlattıkları bizim bir kulağımızdan girdi, öbür kulağımızdan çıkıp gitti. İlgilenmedik onlarla. İtiraz ettik, reddettik, olmaz böyle şey dedik! “Allah hiçbir şey indirmemiştir! Allah vahiy göndermemiştir! Allah bir şey indirmez ki! Niye indirsin ki Allah? Allah hayata karışmaz ki! Siz yalancısınız! Siz sapıksınız! Siz uyduruyorsunuz bütün bunları! Cennet, cehennem diyorsunuz, azaptan bahsediyorsunuz, bir şeyler uyduruyorsunuz ve utanmadan da bu uydurduklarınızı Allah’a izafe ederek iftira ediyorsunuz” dedik, diyecekler. Onların bu şekildeki itirafları Allah’ın kendilerine çok âdil davrandığının itirafıdır. Evet ya Rabbi, sen bize bizden daha merhametli davranarak kitaplar ve elçiler gönderdin, ama biz onları yalanlayıp “Allah hiçbir şey indir-medi” demişizdir. Evet, yarın böyle diyecekler. Dünyada Allah’ı hayata karıştırmak istemeyenler şu anda böyle diyorlar. “Allah hayata karışmaz. Ni-ye karşısın ki hayatımıza? Siz yalan söylüyorsunuz! Allah bize bir şey indirmemiştir! Allah hiçbir şey indirmiş değildir! Evet Allah vardır, Allah büyüktür, yücedir, Allah’ı severim, Allah güzeldir, bütün bunlar tamam ama Allah bizim hayatımıza karışmaz. Hâşâ şu semâyı ve arzı, yıldızları, ayı, güneşi yaratan, dünyamızdan milyonlarca kere daha büyük şu sistemleri şu galaksileri yaratan bu kadar yüce olan Allah, kalkacak minik bir dünyanın içinde, minik bir şehrin, minik bir evin içinde bir varlık olan benim hayatımla ilgilenecek ha! Olacak şey değildir bu!” “Ya da bu kadar yüce bir Allah kalkacak da benim kılık-kıya-fetimle ilgilenecek, benim hukukumla, eğitimimle ilgilenecek ve bu ko-nuda bana âyet indirecek, vahiy gönderecek. Olacak şey değildir bu!” diyorlar. Allah’ın yüceliğini kabul ediyorlar ama yerinde dursun bu Al-lah, bizim hayatımıza karışmasın demeye çalışıyorlar. “Kitap, peygamber göndermesin, arzularını bildirmesin, çünkü o zaman O’nun arzularıyla bizim keyiflerimiz çatışacak, O’nunkini dinlesek olmayacak, dinlemesek olmayacak. En iyisi Allah’ın hayata etkinliğini reddedelim,” diyorlar. Demek ki küfrün, ateşe gidişin, cehenneme gidişin tek özelliği, Allah’ı insan hayatına karıştırmama biçiminde tezahür ediyor. “Hayatı ben bilirim! Hayatımı kendim belirlerim! Hâşâ O Cebbâr, Kahhâr, Mütekebbir olan, dağları taşları yaratan, arzı semâları var eden yüce Al-lah’ın benimle işi ne? Tuvalete girmemle, soframla, kılık-kıyafetimle, eğitimimle, kazanmam-harcamamla, hukukumla, eğitimimle, tırnak kesmemle, yatmam-kalkmamla ilgilenecek ha, olacak şey değildir bu!” İşte küfrün, cehenneme gidişin mantığı budur. İnsanı cehenneme götüren mantık işte bu mantıktır. İşte bu, Allah’la aldanma, Allah’la aldatma mantığıdır. Çevremizde birçok Allah’ı yanlış tanıyarak, kişilere Allah’ı yanlış tanıtarak, Allah hayata karışmaz diyen kimseler var. Hatta Müslümanım diyenler, namaz kılanlar bile Allah’ı yanlış tanıyor ve yanlış tanıtmaya devam ediyorlar. “Gerdek gecesi bu kadar olur canım! Dükkan açmamıza da karışacak değil ya Allah! Mesleğimize de karışacak değil ya! Ne giyeceğinize, nasıl giyeceğinize de karışacak değil ya bu Allah! Ha kırmızı giy, ha sarı! Ha şuradan şuraya kadar örtün, ha buradan bura-ya kadar! Ha şöyle bir evde otur, ha böyle bir evde otur! Ha şöyle ya-şa, ha böyle yaşa fark etmez!” diyerek piyasada Allah’la aldatanlar pek çoktur. Ama bakın dünyada, Allah bir şey indirmemiştir, Allah hayata karışmaz diyerek türlü türlü günahlar işleyenler, yarın reddettikleri azapla burun buruna geldikleri zaman şöyle diyecekler: