17. “Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün haksızlık yoktur. Şüphesiz ki Allah hesabı çabuk görendir.” O gün hüküm, o gün ceza, o gün adalet günüdür. Adaletin ve hakkın ikame edildiği gündür. O gün hiç kimseye haksızlık yoktur. Yâni o gün hiç kimseye, hiçbir varlığa en küçük bir adaletsizlik ve zulüm yapılmayacaktır. Ne yapmadıklarından ötürü birinin mükafatlandırılması, ne de hak etmediği halde haksız yere cezalandırılması biçiminde bir adaletsizlik yoktur o gün. Yâni cezalandırılması gerekirken hak ettiği bu cezadan kurtulması, cehenneme gitmesi gerekirken yanlışlıkla cennete gitmesi, cennete gitmesi gereken birinin de yapmadığı şeyler kendisine isnat edilerek haksız yere cehenneme gitmesi türünde bir zulüm olmayacaktır. Ya da hiç kimseye hak ettiği cezadan daha fazlasını yüklemek biçiminde veya yanlışlıkla birinin günâhının bir başkasına yüklenmesi, yâni birinin yerine başkasının cehenneme gitmesi gibi bir adaletsizlik olmayacaktır. O yüce mahkemede böyle bir adaletsizlik yoktur. Herkese yaptıklarının karşılığı tastamam verilecektir. Üstelik Allah hesabı seri olandır. Hesabı çabuk görendir. Bu serilik, hesap-kitap başladıktan sonradır. Ondan önce hadislerden anladığımız kadarıyla, uzunca bir bekleme olacaktır. Mahşer yerinde insanlar peygamberlere gidecekler, onlardan hesaplarının bir an evvel bitmesi konusunda şefaat talep edecekler. Bunu biliyoruz, ama hesap-kitap başladı mı, bu çok seri olacaktır. O gün süre tanıma, erteleme, geciktirme yoktur. Çünkü hiçbir durum onu başka bir durumla meşgul olmaktan engelleyemez. Allah hesabı o kadar çabuk görür ki, Rasûlullah’ın ifadesiyle: “Gündüz yarılanmadan cennet ehli cennete, cehennem ehli cehennemde yerini almıştır.” (Kurtubî)