34. “Andolsun ki (Mûsâ’dan) önce Yusuf da size açık deliller getirmişti ve onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihâyet o vefat edince: “Allah ondan sonra bir daha peygamber göndermez,” dediniz. İşte Allah o aşırı giden şüphecileri böylece saptırır.” “Evet ey kavmim! Sizler Yusuf’u biliyorsunuz. Allah’ın izniyle onun, kralın rüyasını en güzel biçimde tabir ederek ülkenizi yedi yıl süren kıtlıktan nasıl kurtardığını, Hz. Yusuf’un yönetiminin ne kadar bereketli ve âdil olduğunu, Mısır’ın ondan sonra böyle mutlu bir dönem yaşamadığını biliyorsunuz. Buna rağmen sizler yine de ona iman etmediniz. Hatırlasanıza, bir zamanlar Yusuf da size gelmişti de sizler onu dinlememiştiniz! İtiraz etmiştiniz! İhanet etmiş, reddetmiştiniz de, Allah onu sizin aranızdan alıp gidince de “vah! Tüh! Ne büyük, ne mübarek insandı! Onun kıymetini bilemedik! Fırsatı kaçırdık!” demiştiniz. Şimdi aynı kaynaktan gelen, aynı Allah’ın gönderdiği Mûsâ’ya da aynı şeyi yapmak istiyorsunuz! Vazgeçin bundan! Heyhat ki akıllanmayan sizler, yine eski huylarınızdan vazgeçmiyorsunuz! Dün Yusuf’u inkâr ettiğiniz gibi, şimdi de Mûsâ’yı inkâra kalkışıyorsunuz!” diyordu.