35. “Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı halde Allah’ın âyetleri hakkında mücâdele edenler, gerek Allah yanında, gerekse iman edenler yanında büyük bir nefretle karşılanır. Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.” Sûrenin başında hatırlayacaksınız, Allah’ın âyetleriyle mücâdele edenlerin durumları ve acı sonları anlatılmıştı. Allah’ın âyetleri konusunda mücâdele, Allah’ın âyetlerine rağmen onlardan habersiz, kendi kendine hayat programı yapmaktı. Allah’ın âyetlerinin varlığına rağmen, onlar yokmuş gibi bir hayat yaşamaktı. Yâni bir insan Allah’ın onun hayatına karışması adına kendisi için gönderdiği âyetlerine karşı ilgisiz kalır, onlardan habersiz bir hayat yaşarsa, işte bu, Allah’ın âyetleriyle mücâdele anlamına gelecektir. İşte böyle yaşayan insanların kalplerini Allah mühürleyecektir. Allah’a karşı müstekbir davranan, Allah’ın âyetlerine karşı eyvallahsız davranan, Allah’a ve Allah’ın âyetlerine iman etmeyen, bu âyetler doğrultusunda bir hayat yaşamaya yanaşmayan ve de Allah’ın âyetlerine dil uzatan kimselerin kalplerini Allah mühürleyecektir. Şurası bir gerçek ki, Allah haksız yere hiç kimsenin kalbini mühürlemez. Bu insanlar Allah’ın kendileri için hayat programı olarak gönderdiği âyetlerden yüz çevirmişler, kendi kendilerine bir hayat programı yapmışlar, amelleriyle öylesine fısk-u fücûra dalmışlardır ki, artık o amellerden hoşlanmaya, durumlarından, yaşantılarından memnun olmuşlar, hayatlarından mutmain olmuşlardır. Şu anda bizim yaşadığımız hayat, hayatların en güzelidir. Bizim başka şeye ihtiyacımız yoktur. Allah’a da, Allah’ın âyetlerine de peygambere de ihtiyacımız yoktur demeye başlamışlar, Allah’ın âyetleriyle kendilerini sağlama almaya, doğru yolu bulma ve ıslah olmayı hiç düşünmedikleri için, peygamberin getirdiği mesaja da hep şüphe ile bakmaya başlamışlardır. Hayat programını kabul etmeyerek, âyetleriyle ilgilenmeyerek Allah’a kafa tuttukları ve de Cebbârlık yapıp Allah’ın kullarına zul-mettikleri için, Allah da onların kalplerini mühürleyivermiştir. Bu yüzden de bu tip insanlar, Allah yanında da mü'minler yanında da büyük bir nefretle karşılanmaktadır. Onların bu konuda Allah tarafından kendilerine gelmiş hiçbir delilleri olmadığı halde, Allah’ın âyetleri, Allah’ın şeriatı konusunda bilgisizce mücâdeleye girişmeleri, Allah’ın da mü'minlerin de büyük öfkesine sebep olmuştur. Zaten sev-gi ve nefrette, rahmet ve gazapta mü'minler Allah safındadırlar. Mü'-minler, Allah’ın gazap ettiklerine gazap ederler, Allah’ın rahmet ettiklerine de rahmet ederler. Sevgililerinin sevdiklerini severler, gazap ettiklerine de gazap ederler. Allah da sevdiği kullarının gazap ettiklerine gazap, sevdiklerine de rahmet eder.