43. “Şüphe yok ki beni kendisine kulluğa çağırdığınız (Firavun) dünyada da âhirette de çağırabilecek kabiliyette değildir. Hepimizin Allah’a döneceğinde ve aşırı gidenlerin ateşlikler olduklarında şüphe yoktur.” Mü'min kişi diyor ki: 1. Sizin beni kendisine kulluğa çağırdığınız kişi, yâni Firavun ibadet edilmeye lâyık değildir. Zira o dua edenlerin, imdada çağıranların dualarına, dâvetiyelerine icabet edemiyor. Darda kalanların imdadına yetişemiyor. Yetişemez de zaten. Bırakın Firavunların başkalarının imdadına yetişmelerini, onlar kendi imdatlarına bile yetişemezler. Var mı bunlarda böyle bir güç? Meselâ bu Firavunlar kendilerine bir menfaat sağlayabilirler mi? Kendilerine dokunacak bir zararı defedebilirler mi? Bu Firavunlar ölüme, hastalığa çare bulabilmişler mi? Acıkmamaya, üşümemeye tuvalete gitmemeye çare bulabilmişler mi? Öyleyse bu Firavunların dünyada da, âhirette de herhangi bir İlâhlık hakları yoktur. Bunların İlâhlık hakları yoktur ki, ben onlara kulluk edeyim ya da insanları onlara kulluğa çağırayım? 2. Bu sözün ikinci mânâsını da şöyle anlıyoruz: Bu Firavunlar kendi başlarına bir İlâhlık iddiasında bulunmamışlardır. Kendileri, bizzat insanları kendilerine kulluğa çağırmamışlardır. Sizler onlara İlâhlık izâfe ettiniz. Hani “şeyh uçmaz ama uçururlar” diye bir söz vardır ya, işte aynen bunun gibi, bunlar İlâhlık iddiasında bulunmuyorlar. Bunlar İlâh olmadıklarını kendileri de biliyor, ama sizler bu adamları uçuruyorsunuz. Sizler bu adamları İlâhlık makamına çıkarıyorsunuz. Onların Allah’ın ortakları olduğunu sizler söylüyorsunuz. Sizler bu adamların arzularına mutlak itaat ederek, bunların yalanlarına, yanlışlarına ses çıkarmayarak bunları şımartıyorsunuz. Bunlar da sizin bu mutlak itaatlerinize bakarak kendilerini bir şey zannetmeye başlıyor, şımarıyor, İlâh olduklarını zannediyorlar. Halbuki müsrifler, haddi aşanlar, yeryüzünde Allah’tan başka İlâh kabul ederek, kendilerini İlâh yerine koyarak haddi aşanlar, Allah’a isyan edenler, dünyaya Allah’ı karıştırmayarak haddi aşanlar, dünyada Allah’ı hesaba katmadan hayat programı yapanlar, bunların ateşe gidecekleri de kesindir, bunda en küçük bir şüphe yoktur.