45. “Allah onu onların kurmak istedikleri tuzaktan korudu. Kötü azap Firavun’un adamlarını sarıverdi.” Allah onu, onların tuzaklarından korudu. Anlayabildiğimiz kadarıyla bunun iki mânâsı var: 1. Allah onu içinde doğup büyüdüğü Firavun ailesinin düştükleri kötü amellere düşmekten korudu. O aileden birisi olarak Allah onu küfürden kurtardı, yardım buyurarak onu hidâyete ulaştırdı. Firavun’un sistemi aslında bu tür insanların çıkmasını engellemek için kurulmuş bir sistemdi. Ama sistemin eğitim politikasına rağmen Allah bu mü'min kişiyi korumuş, bu eğitim çukurlarına batıp çıktıktan sonra mü'min kalabilmeyi nasip etmiştir. Şu anda bizim için söz konusu olduğu gibi… 2. Allah, onu Firavun ve çevresindekilerin tuzağından korudu. Firavun sistemi ona hiç bir şey yapamadı, kılına bile dokunamadı. Birileri birine diyor ki seni öldüreceğiz. Öldürmek isteyenler karşıdakini öldürecekleri bir anda, Allah onları öldürüverdi mi, doğal olarak karşıdakini korumuş demektir. İşte Rabbimiz o mü’mini öldürmek isteyenleri öldürünce, onu korumuş oluyordu. Allah’ın onu dünyada koruması, Hz. Mûsâ ile birlikte Mısır’ı terk edip, Kızıldeniz’den geçirerek kurtarmasıdır. Âhiretteki koruması ise, Allah’ın onu cehennem azabından korumasıdır. Allah onu ve beraberindeki mü'minleri korudu ve denizdeki kötü azap, Firavun’u ve adamlarını sarıverdi.