61. “Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yaratan Allah’tır. Doğrusu Allah insanlara karşı lütufkârdır, ama insanların çoğu şükretmezler.” Allah dinlenesiniz, sükun bulasınız diye geceyi bir örtü gibi üzerinize örtüvermiş, gündüzü de çalışasınız, değerlendiresiniz, maişet temin edesiniz diye aydınlık kılmıştır. Sizi sizden çok düşünen Rab-biniz size karşı çok lütufkardır. Rabbiniz size karşı çok merhametlidir ama insanların pek çoğu ona teşekkür etmezler. Allah’ın verdiklerini Allah yolunda kullanmak sûretiyle ona şükreden azdır. Gece ve gündüz âyetini bir düşünün. Gündüzün ve gecenin uzayıp kısalması, peş peşe gelmesi, birbiri ardınca gelmesinde ve buna bağlı olarak idrak ettiğiniz zamanın sırrında ve bunun size temin ettiği menfaatlerin ortaya çıkış tarzında siz insanlar için, akıl sahipleri için âyetler vardır. Gece ve gündüz insan gücünün, insan egemenliğinin ulaşamadığı iki âyettir. Haydi her şeyin hakimi biziz diyenler, egemenlik hakkı bizdedir diyenler, söz sahibi olarak kendilerini görenler müdahale etsinler geceye, müdahale etsinler, söz geçirsinler gündüze. Bazen geceyi, bazen gündüzü uzatsınlar bakalım. Yapabilirler mi bunu? Geceyi, ya da gündüzü bir saniye bile oynatabilirler mi? Geceye ve gündüze söz geçirebilirler mi? İşte bu, sürekli gözümüzün önünde bulundurmamız gereken ve karşılığında bunu bize lütfeden Rabbimize karşı şükretmemiz gereken bir âyettir. Şükür, teşekkür, verileni verenin yolunda kullanmaktır. Şükür nimet cinsinden olur. Allah bize hangi nimeti vermişse, o nimet cinsinden infakta bulunarak şükredilir. Geceyi ve gündüzü bize lütfeden Allah yolunda kullanmak, Allah’ın rızasını tahsilde harcamak şükürdür. Onu, onu bize vermeyenler yolunda harcamak geceyi ve gündüzü onu bize verenin razı olmadığı şeyler yolunda itlaf etmek nankörlüktür Allah korusun. İşte Rabbimiz buyurur ki, “insanların pek çoğu bunun farkında değillerdir, pek çoğu şükretmemektedir.”