62. “İşte bu sizin Rabbiniz olan Allah’tır, her şeyin yaratıcısıdır; O’ndan başka İlâh yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz?” Sizi yaratan, sizin şu anda hizmetinize sunulmuş bulunan her şeyi yaratan Allah sizin Rabbiniz iken, sizin kendisine kulluk yapmanız gereken, boyunlarınızdaki ipin ucu elinde olması gereken, hayat programınızı sadece O’ndan, O’nun kitabından almanız gereken Rab-biniz iken, nasıl oluyor da O’nu bırakıp hiçbir şey yaratmayan, sizin yaratılışınızda en ufak bir katkısı olmayan, kendilerini bile yaratmamış olan, kendileri de Allah tarafından yaratılmış olan bir kısım varlıkları Allah’a ortak koşmaya kalkışıyorsunuz. Onları dinliyor, onlara itaat ediyor, onların hayat programlarına tabi oluyor ve onlara teşekkür ederek, kulluk yaparak Rabbinize karşı nasıl da nankörlük yapıyorsunuz. Yâni Rabbinizin tek Rabb oluşuna sayısız delillerden, sayısız âyetlerden sadece iki tanesi gece ve gündüz âyetidir. Bu iki âyeti yaratan Allah olduğu gibi, şu anda düzenli bir biçimde varlıklarını ve fonksiyonlarını sürdüren de Allah’tır. Eğer böyle olmasaydı düzen bozulur ve sizin hayatınız altüst olurdu. Yâni bu gece ve gündüzün düzenli bir biçimde hareket etmesi, ikisinin de bir sisteme boyun eğdiğini gösterir. Yaratıldıkları günden beri bu iki varlık Rabblerinin emrine teslimken, boyun bükmüşken ey insanlar siz kime teslimsiniz? Siz kimin arzularına boyun büküyorsunuz? Siz hayat programınızı kimden alıyorsunuz? Siz kime kulluk ediyorsunuz? Gece de, gündüz de Allah’a boyun bükmüş Allah’ın iki âyetidir. Üstelik bunu anlayabilmek için uzun uzun araştırmalara da gerek yoktur. İnsanların istifadesine sunulmuş bu iki âyeti her an müşahede et-mektesiniz. O kadar ki, kör, sağır, dilsiz biri bile bu iki âyeti görmez-likten gelemez. Bu iş elbette tesadüfi olamaz. Bu muazzam düzen ne tesadüfe, ne kör tabiat kuvvetlerine ne de kendilerini bile yaratmaktan aciz olan şu egemenlik bizimdir diyen yeryüzü tanrıçalarına verile-mez. Bu düzeni kuran başkası değil sizin Rabbinizdir. O’ndan başka da kulluk yapılmaya lâyık ilâh yoktur, bunu hiçbir zaman hatırınızdan çıkarmayın.