64. “O Allah ki, yeri sizin için bir karargah, göğü de bir bina yapmıştır. Size şekil vermiş, sonra şekillerinizi güzelleştirmiştir. Hoş nimetlerden size rızık vermiştir. İşte Rabbiniz o Allah’tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!” Allah, yeryüzünü sizin için bir karar yeri, bir karargâh, üzerinde yaşayacağınız, gezip dolaşacağınız, yatıp uyuyacağınız bir beşik, bir döşek kılmıştır. Daha sizler dünyaya gelmeden önce size müsait bir yer tayin ettik. Sizin rahat etmeniz için her türlü rahat ortamı hazırladık. Hayatınızda da, ölümünüzden sonra da yeri sizin için bir karargah kılmıştır. Hem diriyken, hem de öldüğünüz zaman sizin için bir karar, konaklama yeri kılmıştır. Gökyüzünü de koruyucu bir tavan kılmıştır. Sizi en güzel bir biçimde, ahsen-i takvîm üzere yaratmıştır. En güzel sûreti size bahşeden O’dur. Uzuvlarınızı en güzel bir şekilde birbirlerine uyum içinde yarattı. Bu vücutlarınızı, bu uzuvlarınızı, bu varlığınızı size kim verdi? Analarınızdan mı aldınız? Babalarınız mı verdi onu? Bir düşünün… Yâni o Allah ki mülkünde size bir yer ayırmıştır. Sizin muhtaç olduğunuz her şeyi size o vermişken, yalnız O’na teşekkür etmeniz gerekirken nasıl da nankörlük yapıp başkalarına teşekkür etmeye kal-kışıyorsunuz? Kimin nimetlerini yiyip kimin kılıcını salladığınızı bir düşünün. O Allah ki sizi dünyada temiz şeylerle rızıklandırmaktadır. O hem yaratan, hem de yarattığının hayatını sürdürendir. Yaratan ve rızık veren, yaratan ve doyurandır. İşte Rabbiniz olan Allah budur. İşte hayat programınızı kendisinden almanız gereken ve sadece kendisine kulluk yapmanız gereken Rabbiniz budur.