78. “Andolsun ki biz senin önünden nice peygamberler göndermişizdir. Onlardan kimini sana anlatmışız kimini de anlatmamışızdır. Hiçbir peygamber, Allah’ın izni olmaksızın bir mûcize getiremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. Bâtıl bir dâvâ peşinde koşanlar, işte bu noktada hüsrana uğrarlar.” Senden önce nice peygamberler gelip geçmiştir, ama onlardan kimilerinin hayatını, kimilerinin hayatlarının sadece kısa bir bölümünü, sana lazım olan kadarını anlattık. Kimilerinin de hayatlarını hiç anlatmadık. Yüz yirmi dört bin peygamber… Bunlardan sadece çok azının hayatını anlatmıştır Rabbimiz. Çevresindekiler önceki peygamberlerin toplumları gibi ondan mûcizeler, harikalar istiyorlardı da Rabbimiz buyurdu ki: “Hiçbir peygamber Allah’ın izni olmaksızın bir mûcize, bir harika getiremez.” Kaldı ki, Allah’ın bu tür inkârı mümkün olmayan mûcizeler göndermesi de o toplumun hayrınadır. Onlara merhametinden dolayı Rabbimiz bu tür âyetler göndermemektedir. Çünkü Allah’ın bu tür âyetleri geldiği zaman, hak yerine getirilmiş olacaktır. Yâni bu görsel âyetleri de reddedince, Allah onların defterlerini dürüverecektir. Böylece bâtıl yolda yürüyenler, bâtılla hakka karşı koymaya çalışanlar hüsrana uğrayacaklardır. Bunu bilmeyen bu cahiller sanki helâklerini dâvet ediyorlar. Bu cahiller, bu bilgisizler senden âyet mi istiyorlar? Âyetlerin azlığından mı şikâyet ediyorlar? Bunca âyet varken hâlâ yeni âyetler mi bekliyorlar? Alın işte size âyetler! diyerek, Rabbimiz çevremizden âyetler sunmaya başlayacak: