99,100. “Onlardan birine ölüm gelince: “Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi işler işlerim” der. Hayır; bu söylediği sadece kendi lafıdır. Tekrar dirilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten alıkoyan bir engel vardır.” Ta ki onlardan birine ölüm geldiği zaman, yâni şeytanların iğvasına kapılan, şeytanlardan Allah’a sığınmayıp onların emrine giren, Allah’ın istediği bir hayatı değil şeytanların istediği bir hayatı yaşayan birisine ölüm geldiği zaman. Ya şeytanın azdırdıklarından, saptırdıklarından birine, ya da bizzat o şeytanlardan herhangi birisine ölüm geldiği zaman der ki ya Rabbi beni döndür, ne olur bana biraz daha müsaade et de biraz daha yaşayayım da daha önce yapmadığım sâlih ameller işleyeyim, daha önce yaşamadığım sâlih bir hayatı yaşayayım. Ne olur beni biraz geciktir de Müslümanca bir hayat yaşayayım. Hayır hayır bu sadece ağızlarından geveledikleri bir sözdür. Sadece bir lakırdıdan ibarettir bu. En’âm’da da eğer bunlar geri döndürülselerdi yine eski hayatlarına, eski şirklerine, eski küfürlerine, eski nifak ve şikaklarına dönerlerdi buyurur Rabbimiz. Yâni bunların bu geri döndürülme talepleri iyi bir Müslümanlık değil sadece gördükleri sorgulamaktan ve azaptan kurtulmaktır. Çünkü dünya üzerinde onlara bu gerçeği anlayabilecekleri, Müslümanca bir hayat yaşayabilecekleri uzunca bir ömür verildi, fırsat verildi. Kendilerine uyarı üstüne uyarılar gönderildi. Görsel ve işitsel âyetler sunuldu. Ama buna rağmen onlar tüm bu âyetleri, tüm bu uyarıları görmezden geldiler. Ama işte şimdi melek karşılarına çıkıp ta azaplarından, cehennemlerinden haberdar olunca ya Rabbi ne olur bizi geri döndür diyorlar. Asla! Allah artık onları geri döndürmeyecek. Ölümlerinden sonra dirilecekleri ana kadar onların arkasında bir berzah var. Yâni dirilecekleri zamana kadar bekleyecekleri, kalacakları bir yer var. Bir yerde dirilişi bekleyecekler onlar. Ve nihâyet bir gün kalkış emri gelecek: