Mu'minûn Suresine Dön

Mu'minûnالمؤمنون

104. Ayet

104Mu'minûn Suresi

تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ النَّارُ وَهُمْ ف۪يهَا كَالِحُونَ

Ateş yüzlerini yalayarak yakar. (Üst dudakları enselerine, alt dudakları göğüslerine doğru gerilmiş, açığa çıkan dişleriyle) oranın içinde sırıtır gibi kalakalmışlardır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

104. “Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır.” O ateş onların yüzlerini yalayıp yutacak, dişleri de sırıtıp kalacak. Ateş bir anda yüzlerinin derisini bitirecek te sırıtıp kalan bir kelle haline geliverecekler. Böyle bir cezadan, böyle bir akıbetten Rabbim hepimizi korusun. Korkunç bir şey. Rabbimiz bize ölüm ötesi hayatın bir görüntüsünü sundu. Yarın mutlak sûrette olacakları bize rahmetinin gereği olarak bugünden olmuş gibi sunuverdi. Bizi yarın mutlak karşılaşacağımız bir akıbetle uyarıverdi. Ölüm gelir bir insana. Ölüm öncesinde Allah’ın istediği bir hayatı yaşamayan kimse pişmanlık içinde geri döndürülmek ister. Ya Rabbi, ne olur beni geri çevir de senin istediğin gibi bir hayat yaşayayım. Yapmam gerekirken yapmadıklarımı yapayım, yapmamam gerekirken yaptıklarımı terk ederek Müslümanca bir hayatı Sana takdim edeyim der. Rabbim buyurur ki bu sadece ağzından gevelediği bir sözdür. Pratikte bu lakırdının hiçbir değeri yoktur. Esasında geri dönüş mümkün değil de bu adamlar geri dönseler de yine Allah’a kulluğa değil de eski hayatlarına dönecekler. Ve ölümün gerçekleşmesinden sonra tekrar diriliş dönemine kadar ara dönem, berzah dönemi, o kabir alemi devam edecek. Nihâyet bir gün sur üfürülecek, kıyâmet kopacak ve insanlar ayağa kalkacaklar. Her şey bitmiş, sadece söz konusu amel var, iman var, Allah için yaşanan bir hayat ya da küfür var, isyan var, Allah’ın istemediği bir hayat var. İşte bunlar değerlendirilecek ve karar verilecek. Orada hiç kimsenin yapabileceği bir şey de yoktur. Kimsenin kimseye sağlayabileceği hiçbir şey yoktur. Kabul edilen, reddedilen cennet, cehennem, melekler insanların gözlerinin önünde durmaktadır. Artık orada ben Allah’a, cennete, cehenneme, meleklere, âhirete iman et-tim demenin hiç bir anlamı da kalmamıştır. Daha önce yaşadığı hayatta inanmayan bir kimsenin orada ben inandım demesinin hiçbir değeri olmayacaktır artık. Dünyada ya-pılıp edilenler oraya aktarılmış ve tartılmaktadır. Tartısı ağır gelenler kurtulurken, hafif gelenler de cehennemi boylayacaklardır. Kâfir olarak, müşrik olarak gelenler ebediyen, hiç çıkmamacasına cehennemde kalırlarken, ateşin yüzlerini yalayacağı korkunç bir azabın içinde kalırlarken, mü’min oldukları halde Allah’ı razı edecek amelleri az, günâhları çok olanlar belli bir süre cehenneme gidecekler. Allah onlara orada şöyle bir soru soracak: