106. “Şöyle derler: “Rabbimiz! Bizi bedbahtlığımız yenmişti; sapık bir millet olmuştuk.” Onlar derler ki, ey Rabbimiz bize bedbahtlığımız, bize kem talihliğimiz, bize isyanımız galebe çaldı. Bizim Seni inkârımız, Senin âyetlerine düşmanlığımız, Seninle savaş düşüncemiz bize galip geldi. Biz sana ve dinine, âyetlerine karşı isyan ederek bedbaht olmayı, terörist olmayı yeğledik. Sana karşı düşmanca hayatımız bize galip geldi de biz sapık bir toplum olduk. Biz de sana iman özelliği de vardı. Seni ve âyetlerini tanıma istidamız da vardı. Ama Senin bize verdiğin o fıtratlarımızı öldürerek bile bile sana karşı eşkıya olmayı tercih ettik. Sen bizi sadece bu özelliğimizle yaratmamıştın. Bu özelliğimizin yanında iman edebilme, itaat edebilme özelliğimizi de bize vermiştin. Ama biz Sana teslimiyeti bırakıp, Müslümanlığı bırakıp bedbahtlığı tercih ettik. Muttaki olmayı terk edip eşkıya olmayı tercih ettik. İşte böylece itiraf edecekler. Ve sonunda da diyecekler ki: