118. “Ey Muhammed! De ki: “Rabbim! Bağışla, merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” Öyleyse sen de ki peygamberim, ey Rabbim bana mağfiret et. Ben sadece Seni Rab ve İlâh bilip gücüm yettiği kadar Sana kulluk ediyorum. Kusurlarım olmuşsa Sen beni bağışla. Bana mağfiret edip acı, merhamet et. Sen rahmet edenlerin, merhamet edenlerin en ha-yırlısısın. Rabbimiz sevgili peygamberine bunu tavsiye etti ve pişdarımız da söyledi bu sözleri. Şu anda onun yolunun yolcusu olan bizlere de bunu tavsiye ediyor Rabbimiz, inşallah bizler de hep böyle diyeceğiz, hep böyle bir hayat yaşayacağız. Hep bir kulluk, hep bir dua hayatı yaşayacağız. Gücümüz yettiği kadar Rabbimize kulluğa koşacağız, ama falsolarımız olacak, sürçmelerimiz olacak, onun için de ey Rabbimiz bizi bağışla, kusurlarımızı örtüver ve bize merhamet et, çünkü sen merhamet edenlerin en merhametlisisin diye yalvarıp yakaracağız. Bu sûrenin de sonuna geldik. Rabbim gereği gibi anlayıp, gereği gibi iman edip kulluğa yönelen kullarından eylesin. Rabbim bu âyetlerle hem kendimizi, hem ailemizi, hem de çevremizi diriltip cennete giden kullarından eylesin. Rabbim yolundan ayırmasın. Ve âhiru dâvana enilhamdü lillahi Rabbil’âlemîn.