14. “Sonra nutfeyi kan pıhtısına çevirdik, kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık yaptık: Yaratanların en güzeli olan Allah ne uludur!” Sonra o nutfe alakaya dönüştü, o nutfeden alakayı yarattık. Alakayı da bir mudğa yaptık, bir çiğnemlik et haline getirdik. Ve o mudğayı da kemikler halinde yarattık, kemiklere dönüştürdük. Ve o ızam haline, kemik haline dönüşen o varlığa da et giydirdik. Sonra onu bambaşka, apayrı bir yaratık haline getirdik. Farklı bir yaratılışla yarattık. İşte bir insan yaratılıyor, bir insan dünyaya gözlerini açıyor. İşte bir insanın yaratılma aşamaları böylece tamamlanıyor. Yâni bir süre önce toprak olan, sonra babanın sulbünde, ananın sulbünde olan, sonra bir nutfe olarak ana rahme, sağlam bir yere yerleştirilen insan 9 ay sonra dünyaya geliyor. Peki niye anlatıyor Rabbimiz bize bunu? Şunun için: Size varlığımızı ve kudretimizi açıkça gösterelim diye, sizin akıllarınızı erdirelim diye. Size varlığımızı ve kudretimizi ispat edelim diye. Size sizin üzerinizdeki egemenliğimizi, yaratıcılığımızı, ulûhiyet ve rubûbiyetimi-zi gösterelim diye. Size sizi kudretiyle böyle topraktan yaratıp mer-hale merhale adam edenin kendisine kulluk edilecek, çektiği yere gi-dilecek tek varlık olduğu bilincini kazandıralım diye. Sizi böylece yaratmaya güç yetirenin tekrar diriltmeye muktedir olduğunu gösterelim diye... Ey insanlar! Ey kullarım, ilmiyle, kudretiyle sizi yaratan, sizi yoktan var eden Allah’tır. Sizi yaratan Benim. Yaratılışınız konusunda siz sadece Bana muhtaçsınız. Rabbiniz olan Ben, sahibiniz olan Ben, atanız Ademi topraktan yarattım, sonra da Onun soyu olan sizleri bir nutfeden, meniden, sonra da diğer aşamaları tamamlayarak yarattım. Yaratıcıların en güzeli olan Allah’ın şanı ne yücedir? Yaratanların en güzeli olan Rabbinizin şanı, şerefi ne mübârektir, ne yücedir? Var mı böyle bir yaratıcıdan daha üstün, daha yüce birisi?