Mu'minûn Suresine Dön

Mu'minûnالمؤمنون

36. Ayet

36Mu'minûn Suresi

هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَۖ

“Heyhat! Heyhat! Kendisiyle tehdit edildiğiniz şey çok uzaktır.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

36,37. “Oysa tehdit edildiğiniz şey ne kadar, hem de ne kadar uzak! Hayat ancak bu dünyadakidir. Ölürüz ve yaşarız; tekrar diriltilmeyiz.” Heyhat, heyhat. Bu vaad olunduğunuz şey ne kadar uzak? Olacak şey midir bunlar? Gerçekleşmesi ne kadar da imkânsız şeyler bunlar? Ne kadar hayal mahsulü şeyler bunlar? Hayır hayır yaşadığımız hayat işte şu dünya hayatıdır. Varsa da yoksa da işte bu dünya hayatı vardır, bunun dışında başka bir hayat yoktur. İşte burada yaşar ve ölürüz. Öldükten sonra da asla bir daha dirilmeyiz. Evet felsefesini, yargısını koydu, ahkâmını kesti adam tamam başkasını kabul etmez. Bundan başka bir şey yapması mümkün değil ki adamın? Milyonlarca insanı sömürsün, milyonlarca insanın kanını emsin, zulmetsin, öldürsün, çalsın, çırpsın sonra da âhiretin varlığından söz etsin öyle mi? O zaman bir hesap endişesiyle tüm bu yaptıklarını yapamayacak. Ne yapsın? Milyonlarca insan ölsün, milyonlarca insan aç kalsın kendisi tok kalsın hedefinde olan bir adam âhireti inkâr etmenin dışında ne yapabilir? Daha fırsat yakalasa daha fazla zulmetmeye yönelmiş bir adamın bundan başka yapabileceği bir şeyi de yoktur. Bir gün bu yaptıklarının hesabını vereceğini nasıl kabul etsin? Nasıl düşünsün bunu ? İşte şu anda da ellerine geçirdikleri silahlarıyla elinde bir bıçak bile bırakmadığı insanları öldürmeye soyunan tüm dünya kâfirlerinin felsefeleri budur. Böyle yaşayan zâlimlere bir peygamber ya da bir peygamber yolunun yolcusu Müslüman ölümden, dirilişten, hesaptan, kitaptan bahsetti mi bu sefer de ne yapacaklarını, ne diyeceklerini şa-şırırlar. Kendilerini rahatlatmak için ret edip geçip giderler.