50. “Meryem oğlunu da, annesini de mûcize kıldık. Her ikisini de, pınarı bulunan, oturmaya elverişli yüksek bir tepeye yerleştirdik.” Mûsâ (a.s)’la birlikte Allah’a kulluğun, özgürce bir Müslümanlığın tadını tadan bu İsrail oğulları Mûsâ (a.s) dan sonra tekrar bozuldular, Allah’a isyan ettiler, Allah’ın dinini terk edip Yahudileştiler ve Rabbimiz onlara tekrar tekrar, peş peşe peygamberler gönderip onları uyardı. Ama onlar bu azgınlıklarını sürdürerek Allah’ın elçilerinden kimisini öldürdüler, kimilerini de reddettiler. Nihâyet kendilerine son bir elçi daha gönderildi Îsâ (a.s), onu da reddettiler. İşte Rabbimiz sûrenin bu bölümünde onlara en son gönderilen Îsâ (a.s) ve Onun annesi Meryem validemizi gündemimize getiriyor ve diyor ki: Biz oğlunu da annesini de bir âyet, bir mûcize kıldık. Her ikisini de pınarları bulunan ve yerleşmeye elverişli yüksek bir tepede yerleştirdik. Bu yerin neresi olduğu konusunda elimizde bir bilgi yok. Rabbimiz bu konuda bize bir ayrıntı vermiyor.