Mu'minûn Suresine Dön

Mu'minûnالمؤمنون

72. Ayet

72Mu'minûn Suresi

اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ خَرْجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌۗ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ

Yoksa sen (davetin karşılığında) onlardan haraç mı istedin (de sana inanmıyor, davetinden şüphe duyuyorlar)? Rabbinin (dünya ve ahirette vereceği) mükâfat daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

72. “Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin ecri daha iyidir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” Ey peygamberim, yoksa sen onlardan bir ecir, bir ücret, bir haraç mı istedin? Yâni bu Risâletinin, bu uyarılarının karşılığında sen onlardan bir şeyler mi istedin? Para, pul, ev, araba, makam, mevki, kadın, kız mı istedin onlardan? Niye seni kabule yanaşmıyorlar bu adamlar? Niye senden kaçıyorlar? Onları çok ağır yüklerin altında mı bıraktın? Ağır ağır vergiler mi istedin onlardan ki senden nefret ediyorlar? Yaptığın bu Risâletinin, bu dâvetinin karşılığında kendine bir teşekkür mü istedin? Önünde eğilmelerini mi istedin? Mallarına, mülklerine göz mü diktin? Halbuki Rabbinin ecri, Rabbinin ücreti, mükâ-fatı senin için daha hayırlıdır. Rabbinin elinde olanlar onların elindekilerden senin için çok daha hayırlıdır. Rabbin sana bol bol veriyor. Gerçekten Rabbimiz peygamberine pek çok nimet vermiştir. Hepimize veren de Allah’tır zaten. Ona Allah verdi de şu anda sahip olduklarımızı bize başkası mı verdi? Gelelim bize. Biz niye kaçıyoruz peygamberden? Neden ka-çıyoruz peygamberden ve Onun sünnetinden? Neden yaklaşmıyoruz peygambere? Neden arz etmiyoruz problemlerimizi peygambere? Ne-den hep başkalarına gidiyoruz sormaya? Hadis kitaplarının arasında peygamber her gün bizi bekliyorken, peygamber raflarda hep bizi bekliyorken, kütüphanede bizi bekliyorken, kendisine sormamızı, kendisine müracaat etmemizi, kendisinden öğrenmemizi bekliyorken, söylediğini dinlememizi bekliyorken, gidip sözlerine kulak vermemizi bekliyorken neden bir kerecik de problemlerimizi sormaya gitmiyoruz ona? Cüzdanlarımıza el atacağından mı korkuyoruz? Şu anda hayat programımızı kendilerine sormaya gittiklerimiz gibi sırtımıza mı binecek de korkuyoruz ondan? Bize vergiler yükleyecek, kemerlerinizi sı-kın mı diyecek de korkuyoruz? Halbuki Allah’ın elçisi kimseden bir şey istemiyor. Bizden sadece kulluk istiyor, teslimiyet istiyor, Müslüman-ca bir hayat istiyor ve sonunda dünyada güzel bir hayat âhirette de cennet istiyor.