Mu'minûn Suresine Dön

Mu'minûnالمؤمنون

74. Ayet

74Mu'minûn Suresi

وَاِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ عَنِ الصِّرَاطِ لَنَاكِبُونَ

Doğrusu ahirete iman etmeyenler, (dosdoğru) yoldan sapıp uzaklaşmış olanlardır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

73,74. “Aslında sen onları doğru yola çağırıyorsun ama, âhirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadırlar.” Peygamberim başka değil sen ancak onları sırat-ı müstakime dâvet ediyorsun. Sen onları kulluğa dâvet ediyorsun. Sen onları Benim yoluma çağırıyorsun. Bundan daha güzel bir şey olur mu? Peygamber bizi Allah’ın yoluna çağırıyor. Bu çizgiden, sırat-ı müstakimden daha güzel bir yol olur mu? Öyleyse buyurun mahza bizim hayrımıza olan, mahza bizim cennetimiz için çırpınan bu Allah elçisini iyi tanıyalım, Onun hayatını, Onun yolunu, Onun sünnetini iyi öğrenelim. Onun tüm hayatı bizim için en güzel örnektir unutmayalım. Kendi an-layışlarımızı, kendi düşüncelerimizi, kendi hevâ ve heveslerimizi peygamberin önüne geçirmeyelim. Peygamberin örnek hayatı karşısında kendi kendimizi putlaştırmayalım, başkalarını putlaştırmayalım. Hiçbir kimseyi Onun önüne geçirmeyelim. Ama bakıyoruz ki: Allah’a, peygambere, âhirete inanmayanlar Allah yolundan, Allah’ın sırat-ı müstakiminden Allah’ın dosdoğru yolundan yüz çeviriyorlar. Allah’ın yolunu, Allah’ın hayat programını bırakıyorlar da başka başka yollara, başka başka hayat programlarına gidiyorlar. Yok bu iş o dönemmiş, bu din, bu yol sadece o gün için geçerliymiş, devir değişmiş, şartlar değişmiş, iklim farklıymış, çağmış, dönemmiş, bugün öyle olmazmış, öyle yaşanmazmış, bizi bağlamazmış vs, vs. Hayır hayır Rasulullah’ın tüm hayatı, tüm sünneti, tüm uygulamaları bugün de geçerlidir, bizim için de bağlayıcıdır, bizim için de örnektir ve Onun tüm hayatından bizler de sorgulanacağız. Onun hayatını parçalamadan, kimileri bizi bağlar, kimileri bağlamaz demeden tüm hayatını öğrenip Onun gibi olacağız başka çaremiz yoktur. Evet Rabbimiz kendisinden, kitabından, peygamberinden, sırat-ı müstakiminden kaçanları çeşitli uyarılarıyla uyarır. Bazen varlıkla, bazen yoklukla, bazen sıkıntıyla, bazen kederle, bazen hastalıkla, bazen sıhhatle gibi ferdi veya toplumsal planda denemeleriyle Rabbimiz sürekli onları kulluğa çağırırken yine onlar inanmamakta ısrarla diretirler. Bakın Rabbimiz bundan sonraki âyetinde bunu şöyle anlatır: