Mu'minûn Suresine Dön

Mu'minûnالمؤمنون

78. Ayet

78Mu'minûn Suresi

وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ

Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler inşa eden O’dur. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

78. “Oysa, sizin için kulaklar, gözler ve kalpler var eden O'dur. Pek az şükrediyorsunuz.” Halbuki O Allah sizin bu gerçekleri anlayabilmeniz için size kulaklar, gözler ve kalpler de vermişti. Ama ne kadar da az şükrediyorsunuz? Evet Rabbiniz kendisini tanıyıp kulluğa yönelebilmeniz için göz, kulak ve kalp verdi. O halde sizler ne kadar da az şükrediyorsunuz? Yâni bunları, Allah’ın size verdiği bu kulluk vasıtalarını ne kadar da az kullukta kullanıyorsunuz? Allah’ın size verdiklerini ne kadar da az Allah için kullanıyorsunuz? Gözlerinizi ne kadar da az Allah’ın âyetlerini görmede, kulaklarınızı ne kadar da az Allah’ın âyetlerini, Allah’ın uyarılarını işitmede, kalplerinizi ne kadar da Allah’ın kitabını anlamada kullanıyorsunuz? Halbuki sizleri Bizim görsel ve işitsel âyetlerimize mutabakat edebilecek biçimde yarattık. Yâni sizin imtihanınıza konu olarak görsel ve işitsel türden âyetler yarattık ve size bu âyetleri okuyabilecek, görüp değerlendirebilecek gözler, kulaklar ve kalpler verdik. Evet Rabbiniz sizi böyle yarattığı halde, size bunca nimetler verdiği halde sizler bunları ne kadar da az kullukta kullanıyorsunuz? Şimdi düşünelim. Allah’ın verdiği bu nimetleri nerelerde kullanıyorsunuz? Acaba Allah’ın kullukta kullanın diye verdiği bu kulağı kimlere veriyoruz? Kimlere kulak veriyoruz? Kimlere kulak verdik bugüne ka-dar? Hanıma kulak verdik, çocuğa kulak verdik, amire, fısıltılara, dedikodulara, çevreye, TV'ye, bize lâzım olana, olmayana kulak verdik. Kimlere kulak vermedik ki bugüne kadar? Peki onlar mı verdi bize bu kulağımızı ki onlara veriyoruz onu? Niye Bakaraya, Âl-i İmrân’a, Nisâya, Mü’minûn’a ve Rasulullah’a kulak vermiyoruz? Allah’ın size verdiği gözünüzü kimlere, nelere veriyorsunuz? Kalplerinizi kimlere açıyorsunuz? Kimlere gönül veriyorsunuz? Kalplerinizi o kalplerinizin sahibine mi açıyorsunuz? Yoksa başkalarına mı kaptırıyorsunuz? Kimleri daha çok seviyorsunuz? En çok Allah’ımı seviyorsunuz? Yoksa Allah sevgisine yer kalmayacak biçimde kalplerinize başka şeylerin sevgilerini mi dolduruyorsunuz? Niye böyle yapıyorsunuz? Niye şükretmiyorsunuz? Niye gözlerimizi Allah’ın âyetlerini görmede, kulaklarımızı Allah’ın âyetlerini işitmede, kalplerimizi Allah’ın âyetlerini anlamada kullanmıyoruz? Niye Allah’a kulluk yolunda tüm azalarımızla bir kavganın içine girmiyoruz? Niye hayatımızı, duyularımızı Allah’tan başkalarına feda ediyoruz? Allah korusun. Kimse için istemeyiz, isteyemeyiz. Allah kimseye akıl, fikir, göz, kulak, kalp, noksanlığı, vücut noksanlığı, güç ve kuvvet noksanlığı, hidâyet noksanlığı, din iman noksanlığı vermesin. Bütün bunlar Rabbimizin bize en büyük lütuflarıdır, nimetleridir. Bu nimetleri hiçbir şeyle değiştiremezsiniz. Öyle değil mi? Şu elimizdeki kitap nimetini neyle değiştirebilirsiniz? Meselâ şu iki gözünüzü neyle değişebilirsiniz? Gözünüzü, kulağınızı, kalbinizi satın almaya gelseler ne istersiniz karşılığında? Kaça satarsınız onları? Veya şu anda kör bir adama, sağır bir adama sorsalar dünyayı mı istersin yoksa gözünü mü? Dünyayı mı istersin yoksa kulağını mı? Dünyayı mı istersin yoksa kalbini mi? deseler ne der o adam? Gözlerim görmedikten sonra on dünya verseniz neye yarar, ben dünya filan değil gözümü isterim demez mi? Kulağımı isterim demez mi? Aklımı isterim demez mi? Eh şu anda bunların hepsine sahipsek bunlar adedince bize dünyalar verilmiş değil mi? Bunları veren kim? Allah. Peki tüm bu her biri dünyalarla değiştirilemeyecek nimetleri bize veren Allah karşılığında ne istemiş? Hiçbir şey. Peki niye O Allah’a kul olmazsınız? Niye teşekkür etmezsiniz Ona? Niye dinlemezsiniz Onu? Niye şükretmezsiniz? Niye bunları Ona kulluk yolunda kullanmaya yanaşmazsınız? Bütün bu Allah’ın verdikleri, istediğiniz zaman ulaşabileceğiniz ucuz şeyler mi? Allah vermeseydi bütün bunları başka yerlerden bulabilecek miydiniz? Hiç düşünmez misiniz? İşte anlatıyor Rabbimiz âyetlerinde. Bir kâfir, hidâyet nimetinden mahrum bir kişi yarın bir dünyaya sahip olsa, hattâ iki dünyaya sahip olsa bunların tamamını verecek ama cennete gidemeyecek. Evet iman, hidâyet bu kadar önemlidir. Öyleyse niye şükretmiyorsu-nuz Rabbinize? Niye bu kâfirlerin elindekilere imreniyorsunuz? Bir dü-şünsenize sahip olduğunuz şu imanın en azına sahip olanlara bile; şu anda üstünde gezdiğiniz dünyanın on misli bir makam verilecek.